19 Mayıs 1919’un Sembolü Bandırma Vapuru: Atatürk’ün Samsun Yolculuğu, Gizli Kurtuluş Planı ve Tarihe Geçen Mürettebat

Bandırma Vapuru’nun Hikâyesi

Dr. Nejat TARAKÇI

Deniz Tarihçisi ve Jeopolitikçi

Giriş

19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik Spor Bayramının 103. Yıldönümünü kutluyoruz. Bu bayramla özdeşleşen Bandırma Vapuru veya gemisini de hatırlamamak mümkün değil.

Avrupa 18. Yüzyılda, gemi inşa sanayisindeki usta çırak ilişkisini sonlandırarak, kâğıt üzerine aktarılan teknik çizim planlarına göre gemi inşa etmeye başlamıştı. Bu bir anlamda aynı tip gemilerden birden fazla inşa edilebilmesi anlamına geliyordu.

Osmanlı, bilim ve teknolojide çağı yakalayamadığı için hem ağaç gemilerden saç gemilere geçmeyi, hem de teknik çizimlere göre gemi inşasına henüz geçememişti. Osmanlı Bahriye Mektebi 1773’de kuruldu. Derslerin önemli bir kısmını bir dönem İngiliz, bir dönem Alman hocalar verdi.

Bu bilgilerden sonra Türk tarihine iz bırakmış ve sembol olmuş Bandırma gemisine gelelim. Bu gemi 1878’de İskoçya’nın Glasgow limanında inşa edildi. Ağırlığı 192 ton, boyu 47,7 metre olan bir yük gemisiydi.

Gemi (1878-1883) Britanya bandırası ile Torecarderto adıyla 5 yıl, daha sonra Yunanistan bandırası ile (1883-1894) Kymi adıyla 9 yıl çalıştırıldı.

Kymi gemisi 1894’de o zamanki Deniz Yolları İşletmesi anlamına gelen Osmanlı İdare-i Mahsusa’sına devredilmiş ve Türk bayrağı çekilerek, adı Panderma olarak değiştirilmiştir.

Gemi Panderma adıyla 16 yıl Marmara Denizi kıyılarında, Tekirdağ, Mürefte, Şarköy, Kara Biga, Erdek arasında yük ve yolcu seferleri yapmıştır.

İdare-i Mahsusa’nın statü değiştirerek 28 Ekim 1910 yılında Osmanlı Seyrüsefain İdaresi adını almasıyla, geminin adı Bandırma olarak değiştirilmiştir.


Atatürk ve Bandırma Vapuru

Mustafa Kemal, Ordu Müfettişliği yetkisini aldıktan sonra duygularını olağanüstü sözlerle şöyle anlatmaktadır:

“Talih bana öyle uygun koşullar hazırlamış ki, Bakanlıktan çıkarken, duyduğum coşkudan dudaklarımı ısırdığımı anımsıyorum. Kafes açılmış, önünde geniş bir evren, kanatlarını çırparak uçmaya hazırlanan bir kuş gibiydim.”

Atatürk ile Bandırma vapurunun kaderi İstanbul-Samsun arasındaki uzun ve geleceği belirsiz bir yolculukta kesişmişti.

Atatürk seyahat öncesi, Şişli'deki evinde yol hazırlıkları ile meşgul olurken bir taraftan da güvendiği arkadaşları ile görüşmelerini sürdürüyordu.

I. Cihan Harbi ardından Osmanlı donanması ağır hasar almıştı. Mevcut ve onarıma muhtaç olan gemiler de Almanya'ya bakım amaçlı gönderilmişti.

Bu bakımdan Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşlarını Samsun'a götürmek için eldeki olanaklara uyularak Bandırma Vapuru ayrılmış ve geminin süvariliğine de 01.05.1919 tarihinde İsmail Hakkı Kaptan atanmıştı.

O tarihte 41 yaşında olan Bandırma Vapuru, sürekli olarak Marmara Denizi kıyılarında çalışmış, Karadeniz'e pek çıkmamıştı.

Karadeniz'in hırçın dalgalarına dayanma gücü ve direnci az olan bu gemi ancak Marmara’da çalışabiliyordu.

Gemi Karadeniz'e pek çıkmamıştı ama İsmail Hakkı Kaptan iyi bir birikim sahibi ve Karadeniz’i çok iyi tanıyan bir kaptandı.

21 yıllık kaptanlık sürecinde 5 yılını bilfiil Karadeniz’de çalışmış, Hindistan ve Uzak Doğu’ya kadar gitmiş bir kaptandı.

Mustafa Kemal Paşa tarafından Şişli’deki evine çağrıldı.

Kaptan eve vardığında Paşa tarafından nazik bir şekilde karşılanarak, üzerinde haritalar bulunan bir masaya oturması işaret edildi.

Paşa kaptandan gemi hakkında bilgi istedi.


🛳️ Bandırma Vapuru’nun Samsun’a Uzanan Tarihi Yolculuğu: Mustafa Kemal Paşa’nın Kurtuluş Rotası

Beraber gidiş rotasını saptadılar. Kaptan önce geminin özelliklerini anlattı, geminin 41 yaşında olduğunu, ama kısa bir hazırlık döneminden sonra bu yolculuğa hazırlıklı hale getirilebileceğini söyledi.

🇹🇷 Mustafa Kemal Paşa, anlatılanları sessizce dinledi, sonra da isteklerini söyledi. Yol boyunca gemi mümkün olduğu kadar kıyıya yakın bir rota izleyecekti. Bundan amaç düşman savaş gemilerinin muhtemel saldırılarından korunup en hızlı yoldan karaya geçmekti.

⚓ Yolculuk Samsun’da noktalanacaktı. Muhtemel bir tehlike anında Sinop’a çıkabilirlerdi. Her şey gelişmelere bağlı idi.

🧭 Kaptan izin isteyerek Paşa'nın yanından ayrılırken kafasında tek bir düşünce vardı:
“Bu değerli adamı ve arkadaşlarını sağ salim Samsun’a ulaştırmak.”


⚙️ Bandırma Vapuru İçin 16 Günlük Hazırlık Süreci

🚢 Bandırma Vapuru’nun hazırlığı 16 gün sürdü. Bu arada Bandırma Vapuru hakkında maksatlı maksatsız söylenti ve dedikodular da artmıştı.

📌 O dönem yayılan dedikodular

  • ❗ Geminin iki pusulasından hiçbirinin çalışmadığı

  • ❗ Kaptanın acemi olduğu ve Karadeniz’e ilk defa çıkacağı

Bu haberlerin o dönemde İsmail Kaptan’ı çok üzdüğü muhakkaktır.

🗣️ İsmail Kaptan Cumhuriyet kurulduktan sonra, 1930’larda yaptığı açıklamalarda;
Karadeniz’de beş yıl çalıştığını, gemideki iki adet pusulanın da sağlam olduğunu, kıyıya yakın rotaların takip edilmesinin tamamen Atatürk’ün emri olduğunu söylemiştir.

📖 Daha sonra Durusu soyadını alan İsmail Hakkı Kaptan, görevini tam anlamıyla kusursuzca yerine getirmiştir.


🇹🇷 İşgal Altındaki İstanbul’dan Kurtuluşa Giden Yol

⚠️ Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'a hareketinden birkaç gün önce eski ve yakın arkadaşlarından olup 1926 yılına kadar da beraber oldukları Rauf Bey’den (Orbay) aldığı bir habere göre seyahate işgal kuvvetleri komutanlığı tarafından izin verilmeyecekti. Ya da Bandırma Vapuru Karadeniz’e çıktıktan sonra batırılacaktı.

⚓ Aslında Galata rıhtımları Fransız, Sirkeci rıhtımları da İngilizler’in işgali altındaydı.

🕊️ Paşa bu varsayımları da göz önünde tutarak fikrini değiştirmiş, Beşiktaş Akaretler’de oturan annesi Zübeyde Hanımefendi ve kız kardeşi Makbule Hanımefendi’ye veda etmek için Beşiktaş’taki evlerine gitmiştir.

💔 Onlarla bir süre görüştükten sonra, Karargâhı ile beraber, Beşiktaş Vapur İskelesi’nden Askeri Sevk motorlarından birine binmiştir.

🚤 Atatürk ve arkadaşları Kız Kulesi açıklarında bekleyen Bandırma Vapuruna geçerek, Süvari İsmail Hakkı Kaptan’a hareket emrini vermiştir.


🔍 İngiliz Denetimi ve Tarihe Geçen Söz

🛑 Bandırma Vapuru kalkıştan önce müttefikler tarafından denetlenmiştir.

📜 Bu denetimler için Mustafa Kemal Paşa’nın söylediği tarihi söz:

“Ne ahmaklık! Silahla cephane arıyorlar. Bizse, kafamızla inancımızı götürüyoruz.”

🇹🇷 Bu söz, Türk Kurtuluş Mücadelesi’nin yalnızca askeri değil; aynı zamanda inanç, irade ve bağımsızlık savaşı olduğunu ortaya koymuştur.


🌊 Karadeniz’de Fırtına ve İngiliz Takibi

🌪️ İstanbul Boğazı’ndan Karadeniz’e çıktıktan sonra hafiften esen rüzgâr birden şiddetlenmiş, 192 tonluk gemiye yüklenmeye başlamıştı.

⚔️ Geminin İstanbul’dan hareketinden bir süre sonra, İngiliz İşgal Kuvvetleri tarafından bir destroyer gönderilerek Bandırma Vapuru’nu geri çevirmek ya da batırmakla görevlendirilmişti.

🧭 Ancak Bandırma Vapuru İngiliz işgal kuvvetlerinin planladığı rotayı takip etmediği için yakalanamamıştır.


📍 Sinop Durağı ve Samsun Kararı

🛳️ Bandırma Vapuru 18 Mayıs 1919 günü saat 12 civarı Sinop Limanı’na girmiştir.

👤 Gemide konuk olarak bulunan Sinop Mutasarrıfı (Valisi) Mazhar Tevfik Bey bir sandalla limana geri dönerken, Mustafa Kemal Paşa bir ara arkadaşları ile birlikte Sinop’a çıkıp oradan da kara yolu ile Samsun’a gitmeyi düşünmüştür.

🚶 Böylece takip eden savaş gemisinden kurtulmuş olacaklardı.

⚠️ Fakat kara yolculuğunun yol şartları nedeniyle deniz yolculuğundan daha çetin olacağı anlaşılınca bu fikirden vazgeçilerek vapurla yolculuğa devam kararı alınmıştır.


🇹🇷 19 Mayıs 1919: Kurtuluşun İlk Adımı

📅 Bandırma Vapuru 19 Mayıs 1919 Pazartesi günü sabah 08.15’te Samsun’a demir attı.

🙏 İsmail Hakkı Kaptan için bu an, yaşamının en mutlu anı idi. Bu güç görevi yerine getirebilmenin kıvancı içerisinde Allah’a şükrediyordu.

⚓ Dil İskelesi açığına demir atan Bandırma Vapurundan taka aracılığı ile Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşları, bugünkü Samsun Büyük Oteli ve Yaşar Doğu Spor Salonu arasında bulunan İlk Adım Anıtı’nın olduğu yerdeki Fransızlardan kalma Dil (Reji) İskelesi’nden karaya ayak basmışlardır.

🇹🇷 İşte bu an, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin başlangıcı olmuş; tarih sahnesinde yeni bir devletin doğuşuna giden sürecin ilk adımı atılmıştır.


19 Mayıs 1919 günü Samsun'a çıkan genç generalin kurtuluş harekâtını başlatacağını kimse bilmiyordu. Resmi görevi Samsun ve çevresinde başkaldıran bazı çeteleri yola getirmekti.

Samsun’dan Sonra Bandırma Vapuruna Ne Oldu?

Bandırma Vapuru, 19 Mayıs 1919 tarihinde Atatürk ve Silah Arkadaşlarını Samsun'a getirdikten sonra yine posta hizmetlerine devam etmiştir.

1924 yılında Türkiye Seyrüsefain İdaresi tarafından hizmet dışı bırakılmıştır.

📜 Tarihimizde iz bırakan Nusret ve Yavuz da olduğu gibi Bandırma Vapuru da parçalanmaktan kurtulamamıştır.

🛠️ 1925 yılında gemi Bozmacı İlhami isimli Türk armatöre satılmış ve aynı armatör tarafından dört ay içinde hurda olarak parçalanmıştır.

🚢 1999 yılında Samsun'da vapurun birebir benzerinin inşa edilmesi projesi başlatılmış, 2001 yılında inşası tamamlanan vapur 18 Mayıs 2003 tarihinde müze olarak hizmete açılmıştır.


Bandırma Vapurunun Bu Kutsal Seferinde Görev Alan Mürettebatın İsim Listesi

  1. Gemi süvarisi İsmail Hakkı Durusu, 1871 Kayseri doğumlu, 22 Aralık 1940 İstanbul'da vefat etmiştir.

  2. İkinci Kaptan Üsküdarlı Tahsin Kaptan

  3. Çarkçı Başı Mehmet Ağa Oğlu Hacı Süleyman

  4. Gemi Kâtibi İsmail

  5. Lostromo Hasan Reis

  6. Serdümen Görele’den Ali Oğlu Basri

  7. Ambarcı Rizeli Süleyman Oğlu Mahmut

  8. Ambarcı Silivrili Hasan Oğlu Mehmet

  9. Tayfa Süleyman Oğlu Cemil

  10. Tayfa Hüseyin Oğlu Rahmi

  11. Tayfa Mesut Oğlu Temel

  12. 1. Kamarot Muharrem Oğlu Hacı Tevfik (Ulusu) 1875 yılında doğdu. 1 Ağustos 1900’de 200 kuruş aylıkla Plevne Vapurunda kamarot olarak çalışmaya başlamış, 1 Ekim 1914’de Bandırma Vapurunun 1. Kamarotu olarak görevlendirilmişti.

  13. Kamarot İbrahim Oğlu Mehmet

  14. Kamarot Yamağı Mustafa Oğlu Halit

  15. Ateşçi Koyun Hisar’dan Yusuf Oğlu Halit

  16. Ateşçi Rizeli Arif Oğlu Mansur

  17. Ateşçi Osman Oğlu Hacı Hamdi

  18. Kömürcü Hasan Oğlu Mehmet

  19. Kömürcü Mehmet Ali Oğlu Ömer Faik

  20. Vinçci İsmail Hakkı

  21. Vinçci Ali Oğlu Galip


Mustafa Kemal Paşa, Kurmayları ve Silah Arkadaşları

  1. 9. Ordu Müfettişi Mirliva (Tuğgeneral) Mustafa Kemal Paşa (Atatürk)

  2. 3. Kolordu Komutanı Erkan-ı Harp Mir Alayı (Kurmay Albay) Refet (Bele Paşa)

  3. Müfettişlik Kurmayı Başkanı Erkan-ı Harp Mir Alayı Manastırlı Kazım (Dirik Paşa)

  4. Müfettişlik Sağlık Daire Başkanı Tabip Miralay İbrahim Tali (Öngören)

  5. Kurmay Başkan Yardımcısı Erkan-ı Harp Kaymakamı (Kurmay Yarbay) Mehmet Arif Bey (Ayıcı)

  6. Karargâh Erkan-ı Harbi ve İstihbarat ve Siyasi Şube Müdürü Erkan-ı Harp Binbaşısı Hüsrev Gerede

  7. Müfettişlik Topçu Komutanı Topçu Binbaşı Kemal Bey (Doğan)

  8. Müfettişlik Sağlık Daire Başkan Yardımcısı Tabip Binbaşı Refik Bey (Saydam)

  9. Müfettişlik Baş Yaveri Yüzbaşı Cevat Abbas Bey (Gürer)

  10. Dr. Yüzbaşı Behçet Efendi

  11. Kurmay Mülhakı Mümtaz (Tunay)

  12. Kurmay Mülhakı Yüzbaşı İsmail Hakkı (Ede)

  13. Müfettişlik Emir Subayı Yüzbaşı Ali Şevket (Öndersev)

  14. Karargâh Komutanı Yüzbaşı Mustafa Vasfi (Süsoy)

  15. Mülhak Yüzbaşı Rauf

  16. Yüzbaşı Hersekli Ahmet Efendi

  17. Kurmay Başkanı Emniyet Subayı Üsteğmen Hayati

  18. Kurmay Mülhakı 3. Kolordu Komutan Yaveri Üsteğmen Arif Hikmet (Gerçekçi)

  19. İaşe Subayı Üsteğmen Abdullah (Kunt)

  20. Mülhak Teğmen Zebur

  21. Müfettişlik İkinci Yaveri Teğmen Muzaffer (Kılıç)

  22. Emir Subayı Teğmen Ruhsat

  23. Adli Müşavir Ali Rıza Efendi

  24. Tabur Hesap Memuru Rahmi Efendi

  25. Tabur Hesap Memuru Ahmet Nuri Efendi

  26. 1. Sınıf Kâtip Faik Efendi (Aybars)

  27. 4. Sınıf Kâtip Memduh Bey (Atasev)

  28. Zabit Vekili Tahir Efendi

  29. Alay Kâtibi Yahya Efendi

  30. Tabur Kâtibi Süleyman Fehmi Efendi

  31. Hesap Memuru Şükrü Efendi

  32. Kıdemli Çavuş Osman Nuri Oğlu Ali Faik

  33. Kıdemsiz Çavuş İbrahim İzzet Oğlu Atıf

  34. Çavuş Mustafa Oğlu Kemal

  35. Çavuş Kemal Oğlu Mustafa

  36. Onbaşı Tevfik Oğlu Âdem

  37. Onbaşı Ali Oğlu Refet

  38. Onbaşı Abdullah Oğlu Ali

  39. Nefer Hüseyin Oğlu Mehmet

  40. Nefer Ahmet Oğlu Emin

  41. Nefer Mustafa Oğlu İsmail

  42. Nefer İbrahim Oğlu Ömer

  43. Nefer Kerem Oğlu Mehmet

  44. Nefer Mehmet Oğlu Mehmet

  45. Nefer Hasan Oğlu Elvan

  46. Nefer Mehmet Oğlu Durmuş

  47. Nefer Mehmet Oğlu Ali

  48. Nefer Şakir Oğlu Nuri

  49. Nefer Hasan Oğlu Hüseyin

  50. Nefer Abdullah Oğlu Musa

  51. Nefer Abdullah Oğlu Mehmet

  52. Nefer Mehmet Oğlu Hasan

  53. Nefer Bekir Oğlu Mahmut

  54. Nefer İhsan Oğlu Mehmet Lütfi

  55. Nefer Ali Oğlu Musa olmak üzere Toplam 55 kişi


📌 Toplam olarak gemide; Atatürk ve Karargâhı 22, Er ve erbaşlar 25, Müşavir ve kâtipler 8, Gemi personeli 21 olmak üzere toplam 76 kişi bulunmaktaydı.


Kaynaklar

📚 Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etütler Başkanlığı
📚 Orhan Kızıldemir, Türk Deniz Ticaret Tarihi Araştırmacısı





0 Yorum

Yorum yapın
Yorum yapmak için lütfen üye girişi yapınız!..