TÜRKPATENT’e 6 Ayda 4 Bin 641 Yerli Patent Başvurusu Yapıldı
Türk Patent ve Marka Kurumuna (TÜRKPATENT), 2026 yılının ilk 6 ayında yapılan yerli patent başvuruları, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 31 artarak 4 bin 641’e ulaştı. Türkiye’de sınai mülkiyet ekosisteminin güçlendirilmesine yönelik çalışmaların etkisi, yılın ilk yarısındaki patent, faydalı model, marka, tasarım ve coğrafi işaret başvurularına da yansıdı.
AA muhabirinin TÜRKPATENT verilerinden derlediği bilgilere göre, 2026 yılının ocak-haziran döneminde yerli patent başvurularında dikkat çekici bir artış yaşandı. Milli Teknoloji Hamlesi doğrultusunda hayata geçirilen çalışmalar ve Türkiye’de sınai mülkiyet ekosisteminin güçlendirilmesi, patent rakamlarında belirgin bir yükseliş olarak kendisini gösterdi.
Yerli patent başvuruları yüzde 31 arttı
TÜRKPATENT’e 2026 yılının ilk altı ayında yapılan yerli patent başvuruları, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 31 artarak 3 bin 538’den 4 bin 641’e yükseldi.
Aynı dönemde yerli faydalı model başvurularında da önemli bir artış kaydedildi. 2025 yılının aynı döneminde 1638 olan yerli faydalı model başvuruları, yüzde 23 artışla 2 bin 21’e ulaştı.
Söz konusu veriler, Türkiye’de şirketlerin, girişimcilerin, araştırmacıların ve üreticilerin yenilikçi ürün, teknoloji ve fikirlerini sınai mülkiyet haklarıyla koruma eğiliminin güçlendiğine işaret etti.
İlk 6 ayda 99 bin 617 yerli sınai mülkiyet başvurusu
TÜRKPATENT’e yılın ilk 6 ayında yalnızca patent ve faydalı model alanında değil, marka, tasarım ve coğrafi işaret alanlarında da yüksek sayıda başvuru gerçekleştirildi.
Söz konusu dönemde 76 bin 215 marka, 16 bin 567 yerli tasarım ve 173 coğrafi işaret başvurusu yapıldı.
Tescil rakamlarında da artış görüldü. Yerli patent tescilleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13 artarak 1726’ya, faydalı model tescilleri ise yüzde 53 artışla 1395’e yükseldi.
Yılın ilk 6 ayında ayrıca 49 bin 694 yerli marka, 11 bin 608 yerli tasarım ve 66 ulusal coğrafi işaret tescillendi.
Böylece yılın ilk yarısında 99 bin 617 yerli sınai mülkiyet hakkı başvurusu yapılırken, 64 bin 489 yerli sınai mülkiyet hakkı tescil edildi.
Tescil almaya hak kazanan lezzetler
Türkiye’de sınai mülkiyet alanındaki hareketlilik, ülkenin yöresel ürünlerinin korunması ve markalaşması açısından önemli bir yere sahip olan coğrafi işaret tescillerinde de kendisini gösterdi.
Ocak ayında Niğde geven balı, Seydişehir çileği, Hatay yoğurtlu kebap, Hatay mahulta çorbası, Hatay tepsi kebabı, Bilecik papaz yahnisi, Erzincan ekşisu doğal maden suyu, Nuzumla kilimi, Çorum şekerlemesi ve Çerkeş çiçek balı tescil aldı.
Şubat ayında ise Hatay’ın sarma içi, kısırı, abugannuşu, haytalısı ve haydarisi tescillendi. Aynı ay Erzincan sütlacı, Palu tava, Ordu dağ çileği reçeli, Tekirdağ ramazan çöreği, Siirt pırtike çorbası, Sivas kellesi ve Haymana sucuğu da tescil edilen ürünler arasında yer aldı.
Mart ayında Çorum su böreği, Afyon palize/Afyonkarahisar palize, Savaştepe kalemköy üzümü, Gaziantep leblebili kıtır helva, Kırklareli köftesi ve Ahmetbey köftesi coğrafi işaret tescili aldı.
Aynı dönemde "Türk Kahvesi" de Türkiye’de Geleneksel Ürün Adı olarak tescil almaya hak kazandı.
Nisan ayında Çorum simidi, Karaman hacı lokuru, Erzincan geven balı, Çilimli gözlemesi, Trabzon fanilası, Kayseri purov mantısı, Kayseri pöç kebabı, Avşar üzümü ve Cembeli tatlısı tescillendi.
Mayıs ayında ise Osmancık domates kavurması, Erzurum paça çorbası, Ordu çakıldak fındığı, İskilip su kabağı yemeği, İskilip tepsisi, Arapgir gelin kız helvası, İbradı enek pekmezi, Gaziantep-Antep yemenisi, Şemdinli balı ve Hatay zahterli kahkesi tescil alan ürünler oldu.
Haziran ayında da Kahta patlıcanlı ayran çorbası/Kahta balcanı dev çorbası, Antakya kerebici, Polatlı işkembe çorbası, Hatay keşşir dolması, Hatay adesiye yemeği, Safranbolu yazıköy üzüm sirkesi, Adıyaman tene helvası, Beytüşşebap sehleber kebabı, Gökova susamı, Çanakkale meşe balı, Hatay müşebbek tatlısı, Hatay arap kebabı, Eminönü balık ekmek, Zivzik narı ve Bafra pirinci tescil almaya hak kazandı.
Türkiye’de 1881 coğrafi işaretli ürün tescillendi
Tescil edilen coğrafi işaretlerin bölgelere göre dağılımında Karadeniz Bölgesi 369 coğrafi işaret tesciliyle ilk sırada yer aldı.
Karadeniz Bölgesi’ni 304 tescille İç Anadolu, 299 tescille Güneydoğu Anadolu, 262 tescille Ege, 238 tescille Doğu Anadolu, 211 tescille Akdeniz ve 198 tescille Marmara bölgeleri takip etti.
Bu dağılımla birlikte Türkiye’de tescil edilen coğrafi işaretli ürün sayısı 1881’e ulaştı.
Coğrafi işaretler, ürünlerin belirli bir yöreyle olan bağlantısını korumasının yanı sıra, yerel üretimin desteklenmesi, yöresel değerlerin markalaşması ve ekonomik değerinin artırılması açısından da önem taşıyor.
AB’de Türkiye’nin 46 coğrafi işareti tescilli
Türkiye’nin yöresel ürünlerinin uluslararası alanda korunmasına yönelik çalışmalar da devam ediyor.
Avrupa Birliği’nde (AB) tescilli coğrafi işaretli Türk ürünlerinin sayısı, Adana şalgamı ve Kayseri pastırmasının da eklenmesiyle 46’ya ulaştı.
Öte yandan Isparta gülyağı, Delice doğal kaynak tuzu, Afyon kaymağı, Manisa sultani çekirdeksiz üzümü, Milas çekişke zeytini, Muğla çam balı, Antep-Gaziantep muskası ve Afyon-Afyonkarahisar manda yoğurdunun AB’de tescil süreçleri devam ediyor.
Türkiye’nin sınai mülkiyet alanındaki başvuru ve tescil rakamlarında yaşanan artış, patent, faydalı model, marka, tasarım ve coğrafi işaretlerin ekonomik değere dönüştürülmesi açısından önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor.
Özellikle 2026 yılının ilk yarısında yerli patent başvurularının yüzde 31 artışla 4 bin 641’e ulaşması, Türkiye’nin teknoloji, inovasyon ve sınai mülkiyet kapasitesindeki gelişimin göstergelerinden biri oldu.
Kaynak AA Haber