İş Gücü Piyasasında Uyarı: Nitelikli Çalışan Açığı Büyüyor! 2026’da İstihdamda Sektörler Arasında Büyük Ayrışma
Güncel ·23.08.2026

Türkiye iş gücü piyasasında 2026'da sektörler arasında ayrışma hızlandı. Kadın istihdamı, yapay zekâ, uzaktan çalışma ve çalışan-yönetici güven sorunu öne çıkıyor.

Paylaş Bağlantı kopyalandı

İş Gücü Piyasasında Yeni Dönem: Nitelikli Çalışan Açığı Büyüyor

TDC (Training Development Center) Kurucusu Dr. Özlen Çetin Ege, 2026 yılında Türkiye'de istihdam piyasasında yaşanan gelişmeleri, kadın istihdamındaki son durumu, çalışan-yönetici ilişkilerindeki değişimi ve iş dünyasının yeni trendlerini Bloomberg HT'ye değerlendirdi.

Ege, özellikle imalat sanayisindeki daralmaya ve geleneksel sektörlerdeki istihdam kayıplarına dikkat çekti.

2026 yılında ücretli çalışan sayısında yaklaşık yüzde 2,5 oranında artış yaşandığını belirten Ege, istihdam piyasasında sektörler arasında belirgin bir ayrışma görüldüğünü söyledi.

Bazı sektörlerde istihdamın genişlediğini, bazı sektörlerde ise daralmanın devam ettiğini belirten Ege, özellikle inşaat, yiyecek-içecek ve ticaret alanlarında istihdam artışı yaşandığını ifade etti.

“Sektörlerin bazılarında daralma, bazılarında ise artış oranı oldu. İnşaat, yiyecek-içecek ve ticaret alanlarında istihdamda genişleme var. Ancak imalat sanayisindeki daralmayı hepimiz görüyoruz.”

İmalat Sanayisinde Daralma, Geleneksel Sektörlerde İstihdam Kaybı

Ege, 2026 yılında Türkiye iş gücü piyasasında sektörler arasında belirgin bir ayrışma yaşandığını vurguladı.

Özellikle imalat sanayisindeki daralmanın dikkat çektiğini belirten Ege, küçülmenin geleneksel sektörlerde daha belirgin hale geldiğine işaret etti.

Bu kapsamda tekstil, giyim ve deri sektörlerinde küçülmenin daha yüksek oranlarda gerçekleştiğini ifade eden Ege, iş gücü piyasasında yaşanan dönüşümün sektörler arasında farklı sonuçlar ortaya çıkardığını söyledi.

İnşaat, yiyecek-içecek ve ticaret gibi bazı alanlarda istihdam genişlerken, imalat sanayisinin bazı kollarında çalışan sayısının gerilemesi, Türkiye iş gücü piyasasında yeni bir dengelenme sürecinin yaşandığına işaret ediyor.

Ege, 2026'nın sektörler arasındaki ayrışmanın ve dönüşümün sert yaşandığı bir yıl olduğunu vurguladı.

Kadın İstihdamında Artış Sürüyor

Türkiye'de kadın istihdamının da artış gösterdiğini belirten Ege, ancak yaşanan yükselişin henüz istenilen seviyeye ulaşmadığını söyledi.

Ege'nin verdiği bilgilere göre kadın istihdamında yüzde 2,7 oranında artış bulunuyor.

Türkiye'de kadınların istihdama katılım oranının yaklaşık yüzde 36 seviyesinde olduğunu belirten Ege, Uluslararası Çalışma Örgütü verilerinde ise bu oranın yüzde 40'lar seviyesinde bulunduğunu ifade etti.

Türkiye'nin 2028 yılına kadar kadın istihdamını yüzde 40 seviyesine çıkarma hedefi bulunduğunu hatırlatan Ege, asıl sorunun ise kadınların yönetici pozisyonlarındaki temsili olduğunu söyledi.

Kadın Yöneticilerin Oranı Hâlâ Düşük

Kadınların iş gücüne katılımında artış yaşanmasına rağmen, yönetici pozisyonlarında kadın temsilinin aynı ölçüde yükselmediğine dikkat çeken Ege, özellikle üst düzey yönetimdeki tabloya vurgu yaptı.

“Üst düzey yöneticilerde beş yöneticiden yalnızca biri kadın. Hatta bazı pozisyonlarda hiç kadın yönetici yok. Bence bizim burada kanayan yaramız yönetici kısmı. Kadın yönetici sayısının şirketlerde ve kurumlarda daha fazla artması gerekiyor.”

Avrupa Birliği'nde şirketlerde kadın yöneticilerin oranının yaklaşık yüzde 35 seviyesinde olduğunu belirten Ege, Türkiye'de ise bu oranın yüzde 19 civarında kaldığını söyledi.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından belirlenen yüzde 25'lik kadın yönetici hedefinin de henüz yakalanamadığını ifade eden Ege, özellikle CEO pozisyonlarında kadın temsilinin oldukça düşük olduğuna dikkat çekti.

Kadın CEO Oranı Yüzde 5,3'te Kaldı

Ege, Türkiye'de CEO pozisyonlarında kadınların temsil oranının yüzde 5,3 gibi oldukça düşük bir seviyede bulunduğunu belirtti.

Avrupa Birliği'nde ise kadın CEO oranının yüzde 11 ile çift haneli seviyelere ulaştığını kaydetti.

Bu tablo, kadınların iş gücüne katılımının artırılmasının yanı sıra yönetici ve üst düzey karar alma pozisyonlarında kadın temsilinin güçlendirilmesinin de iş dünyasının önemli gündemlerinden biri olduğunu ortaya koyuyor.

Türkiye'nin kadın istihdamını artırma hedefinin yanında, kadınların kariyer basamaklarında daha üst pozisyonlara ulaşabilmesini sağlayacak uygulamaların da önem taşıdığı değerlendiriliyor.

Çalışan ve Lider Arasındaki Güven Sorunu Büyüyor

TDC Kurucusu Dr. Özlen Çetin Ege, iş gücü piyasasındaki değişimin yalnızca istihdam ve ücretler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine, çalışan ve yönetici ilişkilerinde de önemli bir dönüşüm yaşandığına dikkat çekti.

Glassdoor İş Yaşam Trendi Raporu'na da değinen Ege, çalışanlarla yöneticiler arasındaki iletişim ve güven sorunlarının giderek arttığını söyledi.

Çalışan ve lider arasındaki kopukluğun önemli bir sorun haline geldiğini belirten Ege, güvensizlik ve yanlış iletişimde artış yaşandığını ifade etti.

Ege, çalışanların yüzde 46'sının yöneticileriyle uyumsuz olduğunu belirttiğini söyleyerek, bu tablonun iş yerlerinde iletişim sorunlarının önemli bir boyuta ulaştığını ortaya koyduğunu dile getirdi.

Yapay Zekâ Çalışanlarda Endişe Yaratıyor

İş dünyasındaki dönüşümün bir diğer önemli başlığını ise yapay zekâ oluşturuyor.

Küresel şirketlerde toplu işten çıkarmaların çalışanların kaygılarını artırdığını belirten Ege, çalışanların yüzde 56'sının yapay zekâyı bir endişe kaynağı olarak gördüğünü söyledi.

Yapay zekâ ve yeni teknolojilerin iş süreçlerinde daha fazla kullanılmaya başlanması, bir yandan verimlilik ve yeni iş modelleri açısından fırsatlar yaratırken diğer yandan çalışanlarda iş güvencesine yönelik endişeleri artırıyor.

Bu durum, şirketlerin teknolojik dönüşümü yönetirken çalışanların yetkinliklerinin geliştirilmesi, yeniden beceri kazandırılması ve değişen iş süreçlerine uyum sağlaması konularını da daha fazla gündeme getirmesine neden oluyor.

Uzaktan Çalışma Çalışan-Yönetici İlişkisini Değiştiriyor

Uzaktan çalışma modelinin de çalışan-yönetici ilişkisini etkilediğini belirten Ege, yöneticiden fiziksel olarak uzak olmanın bazı çalışanlarda olumsuz etkilere yol açabildiğini ifade etti.

Uzaktan ve hibrit çalışma modellerinin yaygınlaşmasıyla birlikte çalışanların yöneticileriyle iletişim biçimlerinin değiştiğine dikkat çeken Ege, iş yerindeki fiziksel temasın azalmasının iletişim, bağlılık ve güven ilişkileri açısından yeni sorunlar ortaya çıkarabildiğini belirtti.

Bu dönüşüm, şirketlerin yalnızca çalışma modellerini değil, aynı zamanda yönetim ve iletişim biçimlerini de yeniden ele almasını gerekli kılıyor.

İş Fırsatlarının Azalması Çalışanların Hareket Alanını Daraltıyor

İş fırsatlarının azalmasının çalışanların iş seçimindeki hareket alanını da daralttığını belirten Ege, bunun çalışan memnuniyetini olumsuz etkilediğini söyledi.

Küresel ölçekte çalışanların hem işlerini kaybetme korkusu hem de yaşam standartlarını koruyamama endişesi yaşadığını belirten Ege, bu durumun çalışanlar üzerindeki baskıyı artırdığını ifade etti.

İş gücü piyasasında yaşanan belirsizlikler, çalışanların kariyer tercihlerini ve iş değiştirme kararlarını da etkiliyor. İş imkanlarının azalması, çalışanların daha iyi koşullar sunan alternatiflere yönelme imkanını sınırlandırırken mevcut işlerine yönelik memnuniyetsizliklerin de artmasına neden olabiliyor.

Ege, tüm bu gelişmelerin tükenmişlik hissini artırdığını kaydetti.

2026'da İş Dünyasında Dönüşüm Hızlandı

2026 yılı itibarıyla Türkiye iş gücü piyasasında hem sektörler hem de çalışan-yönetici ilişkileri açısından önemli bir dönüşüm yaşanıyor.

Bir tarafta ücretli çalışan sayısında yaklaşık yüzde 2,5'lik artış görülürken diğer tarafta imalat, tekstil, giyim ve deri gibi geleneksel sektörlerde daralma yaşanıyor.

Kadın istihdamındaki artışa rağmen kadınların yönetici ve CEO pozisyonlarındaki temsil oranlarının düşük kalması, iş dünyasında çözülmesi gereken önemli başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.

Bunun yanında yapay zekânın çalışma hayatına etkisi, uzaktan çalışma modelleri, çalışan-yönetici arasındaki güven sorunu ve iş fırsatlarındaki daralma, 2026'nın iş gücü piyasasında öne çıkan yeni gündem maddeleri arasında yer alıyor.

Bu tablo, şirketler açısından yalnızca nitelikli çalışan bulmanın değil, mevcut çalışanları elde tutmanın, çalışan bağlılığını güçlendirmenin ve değişen çalışma koşullarına uyum sağlayabilecek yönetim modelleri geliştirmenin de giderek daha önemli hale geldiğini gösteriyor.

Türkiye Uzaktan Çalışmada 60 Ülke Arasında 48’inci Sırada: İş Dünyasında Yeni Trend “Ghosting”

TDC (Training Development Center) Kurucusu Dr. Özlen Çetin Ege, Türkiye’nin uzaktan çalışma konusunda 60 ülke arasında 48’inci sırada bulunduğunu belirterek, çalışma hayatındaki dönüşüme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Uzaktan çalışma ve iş yaşamına ilişkin raporlara göre Türkiye'nin 60 ülke arasında 48’inci sırada bulunduğunu belirten Ege, listenin ilk sıralarında Yeni Zelanda, İrlanda, Belçika ve Almanya’nın yer aldığını söyledi.

Türkiye'nin bu sıralamada ABD'nin önünde bulunduğuna dikkat çeken Ege, Türkiye'nin geride kalmasında uzun çalışma sürelerinin önemli bir etken olduğunu ifade etti.

Türkiye Uzaktan Çalışmada 48’inci Sırada

Türkiye’de çalışma sürelerinin Avrupa ülkelerine kıyasla daha uzun olduğunu belirten Ege, çalışanların bu durumdan memnun olmadığını söyledi.

Uzun çalışma saatlerinin iş-yaşam dengesini zorlaştırdığını belirten Ege, çalışma koşullarının çalışanların memnuniyeti ve verimliliği açısından önemli bir faktör olduğunu vurguladı.

Türkiye'nin uzaktan çalışma konusunda 60 ülke arasında 48'inci sırada yer alması, ülkedeki çalışma kültürü ve iş modellerinin dönüşümü açısından dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor.

Ege, Türkiye'nin sıralamada ABD'nin önünde bulunmasına rağmen, özellikle çalışma süreleri konusunda gelişmiş ülkelerin gerisinde kaldığını belirtti.

Uzun Çalışma Süreleri Çalışan Memnuniyetini Etkiliyor

Türkiye'de çalışma sürelerinin Avrupa ülkelerine kıyasla daha uzun olduğunu ifade eden Ege, çalışanların bu durumdan memnun olmadığını söyledi.

Çalışma süresinin yanı sıra ekonomik koşulların da çalışanların iş hayatına ilişkin değerlendirmelerini etkilediğine dikkat çeken Ege, ücretlerin mevcut yaşam maliyetlerini karşılamakta yetersiz kalmasının çalışanlar üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti.

Ege, ücretlerin yaşam maliyetleri karşısındaki yetersizliğinin çalışanların ekonomik kaygılarını artırırken, uzun çalışma süreleriyle birlikte değerlendirildiğinde tükenmişlik düzeyinin yükselmesine neden olan önemli faktörlerden biri olduğunu ifade etti.

Bu tablo, iş dünyasında yalnızca ücretlerin değil, çalışma süreleri, esnek çalışma imkanları ve iş-yaşam dengesi gibi unsurların da çalışan memnuniyetinde giderek daha fazla önem kazandığını ortaya koyuyor.

İş Dünyasında Yeni Trend: “Ghosting”

Çalışma hayatında giderek yaygınlaşan “ghosting” davranışının hem çalışanlar hem de yöneticiler tarafından gerçekleştirildiğini belirten Ege, bunun özellikle işe alım süreçlerinde şirketler açısından önemli bir sorun haline geldiğini söyledi.

Ghosting, iletişim halinde olunan kişiyle herhangi bir açıklama yapmadan iletişimin tamamen kesilmesi şeklinde ortaya çıkıyor. İş dünyasında ise bu davranış, işe alım süreçlerinden çalışan-yönetici ilişkilerine kadar farklı aşamalarda görülmeye başlandı.

Ege, işe alım sürecini tamamlayan ve işe başlayacağı kesinleşen bazı adayların herhangi bir bilgi vermeden işe gelmediğini belirtti.

Bazı çalışanların ise işten ayrılırken yöneticilerine haber vermeden ortadan kaybolduğunu ifade eden Ege, bu tür davranışların işverenler açısından işe alım ve insan kaynakları süreçlerinde önemli sorunlara yol açabildiğini söyledi.

Ghosting Sadece Çalışanlar Tarafından Yapılmıyor

Ege, ghosting davranışının yalnızca çalışanlar tarafından gerçekleştirildiği düşüncesinin doğru olmadığını vurguladı.

Yöneticilerin de adaylara veya çalışanlara geri dönüş yapmamasının benzer bir davranış olduğunu belirten Ege, özellikle işe alım süreçlerinde adayların uzun süre yanıtsız bırakılmasının da ghosting kapsamında değerlendirilebileceğini söyledi.

“Çalışan mesaj veya e-posta gönderiyor ancak yönetici o kişiyi yok sayıyor ve mesajlarına cevap vermiyor. Bu da ghosting oluyor.”

Bu durumun karşılıklı güven ilişkisini zedeleyebileceğine dikkat çekilirken, iş dünyasında iletişimin sürekliliğinin çalışan deneyimi açısından önemli olduğu vurgulanıyor.

İşe alım süreçlerinde adaylara zamanında geri dönüş yapılmaması, adayların şirket hakkındaki algısını olumsuz etkileyebildiği gibi işveren markasının da zarar görmesine neden olabiliyor.

Yeni Nesil Çalışanlarda Ghosting Eğilimi Tartışılıyor

Ege, özellikle yeni nesil çalışanlarda sorumluluk almaktan kaçınma eğiliminin bu tür davranışları artırdığını ifade etti.

İş dünyasında iletişim biçimlerinin değişmesi, dijital iletişimin yaygınlaşması ve çalışanların iş değiştirme süreçlerinin hızlanması, ghosting davranışının daha görünür hale gelmesinde etkili oluyor.

Bununla birlikte ghosting yalnızca çalışanların davranışları üzerinden değerlendirilmiyor. İşverenlerin ve yöneticilerin adaylara ve çalışanlara karşı iletişim sorumluluklarını yerine getirmemesi de çalışma hayatında benzer bir kopukluk oluşturuyor.

Bu nedenle şirketler açısından açık iletişim, zamanında geri dönüş ve karşılıklı güvenin korunması, yeni dönemde insan kaynakları yönetiminin önemli başlıkları arasında yer alıyor.

Geleceğin Gözde Alanları: Yapay Zeka, Siber Güvenlik ve Enerji

İş gücü piyasasında nitelikli personel ihtiyacının özellikle teknoloji ve dönüşüm odaklı alanlarda arttığını belirten Ege, geleceğin öne çıkan sektörleri hakkında da değerlendirmelerde bulundu.

Ege'ye göre yapay zeka, siber güvenlik, enerji ve çevre alanları iş gücü piyasasında öne çıkacak başlıca alanlar arasında yer alıyor.

Teknolojik dönüşümün hızlanmasıyla birlikte şirketlerin ihtiyaç duyduğu çalışan profillerinin de değiştiğine dikkat çeken Ege, yalnızca mevcut mesleklerin değil, yeni teknolojilerle birlikte ortaya çıkan yeni uzmanlık alanlarının da önem kazanacağını belirtti.

Savunma Sanayisi ve Enerjide Nitelikli Personel İhtiyacı Artacak

Ege, gelecekte savunma sanayisi ve enerji sektörlerinde nitelikli personel ihtiyacının çok daha yüksek seviyelere ulaşacağını belirtti.

Bu sektörlerde teknolojik gelişmelerin hız kazanması, yeni yatırımların yapılması ve yüksek uzmanlık gerektiren projelerin artması, nitelikli insan kaynağı ihtiyacını da beraberinde getiriyor.

Özellikle yapay zeka, siber güvenlik, enerji teknolojileri ve çevre alanlarında uzmanlaşmış çalışanlara yönelik talebin artması bekleniyor.

Bu nedenle iş gücü piyasasında yaşanan dönüşüm, çalışanların yalnızca mevcut becerilerini değil, geleceğin mesleklerine yönelik yetkinliklerini geliştirmelerini de gerekli hale getiriyor.

İş Gücü Piyasasında Yetkinlikler Değişiyor

Ege, iş gücü piyasasındaki dönüşümün çalışanların sahip olması gereken yetkinlikleri de değiştireceğine dikkat çekti.

Yapay zeka ve dijital teknolojilerin iş süreçlerine daha fazla dahil olmasıyla birlikte, çalışanların teknik becerilerinin yanında değişime uyum sağlama, yeni teknolojileri kullanabilme ve sürekli öğrenme kapasitesi de önem kazanıyor.

Önümüzdeki dönemde özellikle teknoloji, enerji, savunma sanayisi ve çevre alanlarında nitelikli insan kaynağına yönelik rekabetin artması bekleniyor.

Bu tablo, hem çalışanlar hem de işverenler açısından yeni bir döneme işaret ediyor. Çalışanların değişen iş gücü piyasasına uyum sağlayabilmek için yeni beceriler kazanması gerekirken, şirketlerin de nitelikli çalışanları çekmek, geliştirmek ve elde tutmak için daha güçlü insan kaynakları politikaları oluşturması önem taşıyor.



Kaynak: Bloomberg HT

Sponsorlu
Firmanızı Ön Plana Çıkarın

Öne çıkan firma listelemeleri ve sponsorlu ilanlarla görünürlüğünüzü artırın.

Üyelik Paketleri
Haberi hazırlayan
GosbİK

23.08.2026 12:09 tarihinde Güncel kategorisinde yayımlandı.