Türkiye’nin Hububat İhracatı 7 Ayda 6,9 Milyar Dolara Ulaştı
Türkiye’nin hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, 2026 yılının ocak-temmuz döneminde 6,9 milyar dolarlık ihracata ulaştı. Sektörde kilogram başına ortalama ihracat birim fiyatı yüzde 6,5 artarak 1,1 dolara yükselirken, ayçiçeği yağı 769,3 milyon dolarlık ihracatla en fazla ihraç edilen ürün oldu.
Hububat Sektörünün 7 Aylık İhracatı 6,9 Milyar Dolara Ulaştı
Türkiye’nin hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, yılın ilk 7 ayında ihracat performansını artırdı.
Türkiye İhracatçılar Meclisinden (TİM) yapılan açıklamaya göre, sektör ocak-temmuz döneminde toplam 6,9 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi.
Sektörün ihracat ürünleri arasında ayçiçeği yağı, makarna, buğday unu, çikolata ve kakaolu ürünler, bisküvi, gofret ve şekerleme çeşitleri öne çıktı.
İhracat performansındaki artışın yanı sıra ürünlerin kilogram başına ortalama ihracat değerinde de yükseliş kaydedildi. Sektörün kilogram başına ortalama ihracat birim fiyatı yüzde 6,5 artarak 1,1 dolara ulaştı.
Ayçiçeği Yağı İhracatında Yüzde 21,2’lik Artış
Sektörün ürün bazındaki ihracatında ayçiçeği yağı ilk sırada yer aldı.
Geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 21,2 artış gösteren ayçiçeği yağı ihracatı 769,3 milyon dolara ulaştı.
Böylece ayçiçeği yağı, hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörünün 7 aylık dönemde en fazla ihraç ettiği ürün oldu.
Sektörün önemli ihracat kalemlerinden çikolata ve kakao bazlı ürünlerin ihracatı ise 588,7 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.
Türkiye’nin En Büyük Hububat İhracat Pazarı Irak Oldu
Ülke bazında değerlendirildiğinde Irak, Türkiye’nin hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektöründeki en büyük ihracat pazarı konumunu korudu.
Ocak-temmuz döneminde Irak’a gerçekleştirilen sektör ihracatı 855,9 milyon dolar oldu.
Irak’ın ardından ikinci sırada ise Amerika Birleşik Devletleri yer aldı. Türkiye’nin ABD’ye sektör ihracatı 538,5 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Böylece Irak ve ABD, sektörün en önemli ihracat pazarları arasında öne çıktı.
Küresel Gıda Ticaretinde İklim ve Jeopolitik Riskler Öne Çıkıyor
TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Nihat Uysallı, küresel tarım ticaretinin aynı anda birden fazla risk faktörünün etkisi altında bulunduğuna dikkat çekti.
Uysallı, küresel tarım ticaretinde iklimsel anomaliler, jeopolitik gerilimler ve lojistik darboğazların aynı dönemde hissedildiğini belirtti.
ABD, Fransa, Almanya ve Avustralya gibi önemli üretici ülkelerde El Nino hava olayı ve aşırı sıcakların rekolte beklentilerini aşağı çektiğini ifade eden Uysallı, bu gelişmelerin küresel gıda piyasaları üzerindeki etkisine dikkat çekti.
Bu süreçte buğday fiyatlarının da yükseldiğini belirten Uysallı, buğday fiyatlarının kile başına 7 doların üzerine çıkmasının gıda piyasalarını etkilediğini söyledi.
Karadeniz’de Lojistik Riskler Sevkiyatları Etkiliyor
Küresel hububat ticaretinde Karadeniz hattındaki gelişmeler de yakından takip ediliyor.
Uysallı, Karadeniz hattında Azak Denizi'nde yaşanan aksamalar ile liman altyapılarındaki sorunların sevkiyat hızını düşürdüğüne dikkat çekti.
Bölgedeki savaş riski ve buna bağlı navlun maliyetlerinin de ticaret akışını etkilediğini belirten Uysallı, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:
“Karadeniz'deki fiyatlar kağıt üzerinde gerilemiş olsa da savaş riski priminin Baltık ve Romanya limanlarında neden olduğu yüksek navlun farklarından dolayı bölgeden buğday alımlarının azaldığı görülüyor.”
Uysallı, küresel emtia akışının bu koşullardan etkilendiğini belirterek Türkiye’nin gıda sanayisinin söz konusu riskleri esnek tedarik ağları ve yüksek işleme kapasitesi sayesinde yönetmeye çalıştığını ifade etti.
“Küresel emtia akışını etkileyen bu koşullar altında gıda sanayimiz, ham madde hatlarındaki operasyonel ve lojistik riskleri esnek tedarik ağlarından ve yüksek işleme kapasitesinden aldığı güçle proaktif şekilde yönetmeye çalışıyor.”
Türkiye’nin Buğday Rekoltesi Tarihi Seviyeye Ulaştı
Küresel gıda piyasalarındaki fiyat hareketleri ve lojistik belirsizliklere karşı Türkiye’nin önemli avantajlarından biri ise yurt içindeki yüksek buğday üretimi oldu.
Uysallı, Türk gıda sanayisinin en önemli güvencelerinden birinin bu sezon 23 milyon tonu aşarak tarihi seviyelere ulaşan buğday rekoltesi olduğunu belirtti.
Yüksek rekoltenin, küresel piyasalarda yaşanabilecek arz sorunlarına karşı Türkiye açısından önemli bir avantaj sağladığı ifade edildi.
TMO’nun 11 Milyon Tonluk Alım Garantisi Piyasayı Destekliyor
Türkiye’nin hububat piyasasında Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) alım politikası da önemli bir unsur olarak öne çıktı.
Uysallı, TMO'nun 11 milyon tona ulaşan alım garantisinin piyasa istikrarını desteklediğini belirtti.
Yurt içindeki yüksek buğday rekoltesi ile TMO’nun alım garantisinin birlikte değerlendirilmesi halinde Türkiye’nin, uluslararası piyasalardaki arz sıkıntılarına karşı önemli bir stratejik ihtiyat oluşturduğu vurgulandı.
Bu gelişmeler, Türkiye’nin hem iç piyasadaki gıda arz güvenliğini desteklemesi hem de küresel ölçekte ihracat kapasitesini koruması açısından önem taşıyor.
Türkiye Hububat Sektörünün 7 Aylık İhracatında Öne Çıkan Rakamlar
2026 yılının ocak-temmuz döneminde sektörün ihracat performansında öne çıkan rakamlar şöyle:
Toplam sektör ihracatı: 6,9 milyar dolar
İhracat birim fiyatı: 1,1 dolar/kg
Birim ihracat fiyatındaki artış: yüzde 6,5
Ayçiçeği yağı ihracatı: 769,3 milyon dolar
Ayçiçeği yağı ihracat artışı: yüzde 21,2
Çikolata ve kakao bazlı ürünler ihracatı: 588,7 milyon dolar
Irak’a ihracat: 855,9 milyon dolar
ABD’ye ihracat: 538,5 milyon dolar
Türkiye’nin buğday rekoltesi: 23 milyon tonun üzerinde
TMO alım garantisi: 11 milyon ton
Türkiye’nin hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektöründe 7 ayda 6,9 milyar dolarlık ihracata ulaşması, küresel gıda ticaretinde yaşanan iklim, jeopolitik ve lojistik risklere rağmen sektörün ihracat gücünü koruduğunu ortaya koydu.