Türkiye'nin Çikolata İhracatı 500 Milyon Doları Aştı: Hedef “Türk Çikolatası” Markasını Dünyaya Taşımak
İhracat ·31.07.2026

Türkiye, 2026'nın ilk yarısında çikolata ve kakao ürünlerinden 500,8 milyon dolar ihracat geliri elde etti. Kalite, Antep fıstığı ve güçlü üretim altyapısı Türk çikolatasını öne çıkarıyor.

Paylaş Bağlantı kopyalandı

Türkiye Çikolata İhracatında Ham Madde ve Kalite Avantajıyla Öne Çıkıyor

Türkiye, 2026 yılının ilk yarısında çikolata ve kakao ürünleri ihracatından 500 milyon 781 bin dolar gelir elde etti. Türk çikolata sektörünün ihracat performansında kaliteli üretim, güçlü ham madde altyapısı, Antep fıstığı gibi yerli girdiler, uluslararası fuarlara katılım ve pazarlama çalışmaları önemli rol oynadı.

AA muhabirinin Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlediği bilgilere göre, hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, ocak-haziran döneminde 212 ülke ve serbest bölgeye ihracat gerçekleştirdi.

Sektör, yılın ilk 6 ayında 5 milyon 290 bin 36 ton ürün ihraç ederken, bu ihracattan 5 milyar 847 milyon 514 bin dolar gelir elde etti.

Çikolata ve kakao ürünleri 500 milyon doları aştı

Hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörünün yılın ilk yarısındaki ihracatında ürün grupları arasında ayçiçeği tohumu 663 milyon 938 bin dolarla ilk sırada yer aldı.

Ayçiçeği tohumunu ise 500 milyon 781 bin dolarlık ihracatla çikolata ve kakao ürünleri takip etti.

Böylece Türkiye'nin çikolata ve kakao ürünleri ihracatı, 2026'nın ilk 6 ayında 500 milyon dolar seviyesini aşarak sektörün önemli ihracat kalemlerinden biri haline geldi.

İhracattaki bu performans, Türkiye'nin kakaolu mamullerde yalnızca iç pazara yönelik üretim yapan bir ülke olmadığını, uluslararası pazarlarda da giderek daha güçlü bir konuma geldiğini ortaya koydu.

Türk çikolatasında kalite vurgusu

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Baklava, Pasta ve Şekerli Mamuller Meslek Komitesi Başkanı Mehmet Yıldırım, Türkiye'nin çikolata ve kakao ürünleri ihracatındaki başarısının temelinde üreticilerin kalite konusunda önemli bir seviyeye ulaşmasının bulunduğunu söyledi.

Yıldırım, gerçekleştirilen ihracatın üreticilerin başarısını gösterdiğini belirterek, kaliteli üretimin ihracat rakamlarına doğrudan yansıdığını ifade etti.

Sektörün özellikle şekerli ürünler ve kakaolu mamuller alanında başarılı bir çalışma yürüttüğünü belirten Yıldırım, üretim sürecinde kakaonun kaliteli şekilde temin edilmesi, işlenmesi ve çikolata ile şekerleme ürünlerine dönüştürülmesinin önemine dikkat çekti.

Yıldırım şöyle konuştu:

“Üreticiler, kakaoyu ilk önce güzel bir şekilde alıyorlar, işliyorlar, çikolata ve şekerleme haline getiriyorlar. Bundan dolayı güzel bir çalışmayla satışlarını gerçekleştiriyorlar. Örgütlü bir çalışma var. Özellikle İHBİR, çok iyi çalışıyor. Bütün üreticileri topluyor ve dünyanın her yerinde fuarlara götürüyor. Dolayısıyla da burada başarı oradan geliyor.”

Türkiye dünya çikolata pazarında marka olma yolunda

Türkiye'nin kakaolu ürünlerin üretimindeki kalitesine dikkat çeken Yıldırım, Türk üreticilerin dünya pazarında giderek daha fazla bilinirlik kazandığını belirtti.

Türkiye'de çok sayıda çikolata firmasının bulunduğunu ve bu firmaların ciddi ihracat rakamlarına ulaştığını ifade eden Yıldırım, kaliteli bir ürünün doğru şekilde markalaştırılması ve pazarlanması halinde dünya çapında tanınabileceğine işaret etti.

Yıldırım, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Türkler, dünyada belirli yer edinmeye başladı. Türkiye'de bildiğim birçok çikolata firması var ve bunların ciddi manada ihracatları var. Bir ürünü kaliteli yaptığınız zaman özellikle yiyecek konusunda marka olmamak için hiçbir sebep yok. Biraz da bunun standartlarının sağlanması lazım. Doğru bir şekilde bunun pazarlamasını da yaptığınızda sadece Türkiye'de değil dünyada da marka olursunuz.”

Bu değerlendirmeye göre Türkiye'nin çikolata ihracatındaki potansiyelinin daha da artırılması için kalite standardının korunması, markalaşma ve uluslararası pazarlama faaliyetlerinin güçlendirilmesi önem taşıyor.

Çikolata üretiminin merkezi İstanbul

Mehmet Yıldırım, Türkiye'nin kakaolu mamuller üretiminde İstanbul'un önemli bir merkez olduğunu belirtti.

İhracat gerçekleştiren firmaların önemli bölümünün İstanbul'da bulunduğunu ifade eden Yıldırım, çikolata ve kakaolu ürün ihracatı yapan firmaların yüzde 95'inin İstanbul'da bulunduğunu söyledi.

Bunun yanında Gaziantep ve Adana'da da çikolata ve kakaolu ürün üretimi gerçekleştiren firmalar bulunuyor.

Bu üretim altyapısı, Türkiye'nin farklı bölgelerinde çikolata ve şekerleme sektörünün gelişmesine katkı sağlarken, İstanbul ise ihracatçı firmaların yoğunlaştığı başlıca merkez olarak öne çıkıyor.

Dubai çikolatasında Türkiye'nin ham madde avantajı

Türkiye'nin son dönemde küresel ölçekte popüler hale gelen Dubai çikolatası üretiminde de başarılı olmasının nedenlerinden biri, sahip olduğu güçlü ham madde altyapısı.

Yıldırım, Türkiye'nin Dubai çikolatası üretimindeki başarısında ham madde avantajının yanı sıra pazarlama ve kalitenin de etkili olduğunu belirtti.

Özellikle Antep fıstığı ve kadayıfın kaliteli olması, bu ürünlerin Türkiye'de bol miktarda üretilmesiyle birleşince çikolata üreticilerine önemli bir avantaj sağlıyor.

Yıldırım, bu durumu şöyle açıkladı:

“Dubai çikolatasının üretiminde Türkiye'nin başarılı olmasının nedenlerinden biri ham madde avantajının olmasıdır. İkincisi de pazarlama ve kalitedir çünkü Antep fıstığı kaliteli, kadayıf kaliteli. Bu, ham maddelerin Türkiye'de bolca üretiliyor olmasından kaynaklıdır. Bunlar da kalite ve satışa yansıyor.”

Türkiye'nin ham madde açısından sahip olduğu bu avantaj, özellikle Antep fıstığı ve kadayıf kullanılan ürünlerde yerli üreticilerin uluslararası pazarlarda farklılaşmasına katkı sağlıyor.

Kakao Türkiye'de işleniyor, katma değerli ürüne dönüşüyor

Türkiye'nin çikolata sektöründeki avantajlarından biri de kakaonun işlenerek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi.

Yıldırım, kakaonun Türkiye'de işlenip şekil verildikten sonra ihraç edildiğini belirtti.

Türk üreticiler, yalnızca üretim kapasitesiyle değil, aynı zamanda kalite, uluslararası fuarlara katılım ve pazarlama çalışmalarıyla küresel pazarlarda öne çıkıyor.

Bu durum, ham maddenin işlenerek daha yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi açısından da Türkiye ekonomisine katkı sağlıyor.

Üretim arttıkça istihdam ve katma değer de artacak

Çikolata ve kakao ürünleri sektöründe üretimin artırılması, yalnızca ihracat gelirlerini değil, istihdamı ve katma değeri de artırabilecek bir potansiyel taşıyor.

Yıldırım, üretimin artmasıyla birlikte kapasite artışının da gerçekleşeceğini belirterek, bunun istihdam ve katma değer açısından olumlu sonuçlar doğuracağını söyledi.

Yıldırım şöyle konuştu:

“Bu durumda istihdamda artış olur, katma değer konusunda da artış olur yani bir üretim artarsa, satış artarsa ülkemize de çok ciddi manada yarar sağlar.”

Bu kapsamda çikolata ve kakao ürünlerinde üretim kapasitesinin artırılması, Türkiye'nin ihracat gelirlerinin yanı sıra istihdam ve ekonomik katma değer açısından da önemli fırsatlar oluşturabilir.

Türk üreticiler ambalaj ve paketlemede de ilerledi

Türkiye'nin çikolata ihracatındaki yükselişinde yalnızca ürün kalitesi değil, ambalajlama ve paketleme alanındaki gelişmeler de etkili oluyor.

Yıldırım, Türk üreticilerin son yıllarda ambalaj, paketleme ve üretim konusunda önemli ilerleme kaydettiğini belirtti.

Bu gelişimin dünyanın farklı ülkelerindeki üretim ve tüketim trendlerinin takip edilmesiyle hızlandığını ifade eden Yıldırım, uluslararası pazarlara açılan üreticilerin farklı ülkeleri görerek yeni ambalaj ve paketleme çeşitlerini tanıdığını ve bunlara uyum sağladığını söyledi.

Yıldırım, bu sürecin ihracat başarısına da katkı sunduğunu belirtti.

Gastronomi turizmi Türk çikolatası için fırsat sunuyor

Türkiye'nin gastronomi alanındaki güçlü konumu da çikolata ve şekerleme ürünleri için önemli bir tanıtım ve pazarlama fırsatı oluşturuyor.

Yıldırım, geçmiş yıllardaki istatistiklere bakıldığında Türkiye'ye gelen turistlerin tüketmek istediği ürünlerin başında baklavanın, ardından kebabın geldiğini hatırlattı.

Gastronomi turizminin dünyada giderek daha önemli hale geldiğini belirten Yıldırım, insanların belirli bir lezzeti deneyimlemek için binlerce kilometre yol kat edebildiğine dikkat çekti.

Özellikle Batılı ülkelerden ve ABD'den gelen turistlerin gastronomi deneyimlerine yönelik ilgisinin Türkiye açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yıldırım, kaliteli bir ürünün gastronomi turizmi üzerinden daha geniş kitlelere ulaştırılabileceğini ifade etti.

Türk çikolatası dünyada marka olabilir

Türkiye'nin çikolata ve kakaolu ürünlerdeki başarısını sürdürmesi halinde, ülkenin gastronomi alanındaki tanınırlığının çikolataya da taşınabileceği değerlendiriliyor.

Yıldırım, Türkiye'nin baklava ve kebabın ardından çikolatasıyla da tanınabileceğini belirtti.

Ancak küresel çikolata pazarında bazı ülkelerin uzun yıllar içerisinde oluşturduğu marka algısının değiştirilmesinin kolay olmadığına da dikkat çekti.

Yıldırım, özellikle İsviçre'nin çikolatadaki güçlü marka algısına işaret ederek, Türkiye'nin bu algıyı kısa sürede değiştirmesinin zor olduğunu ancak uluslararası satışlarda güçlü bir yer edinmenin mümkün olduğunu ifade etti.

Yıldırım'ın değerlendirmesi şöyle:

“Geçmiş yıllardaki istatistiklere baktığımızda bir turistin geldiğinde yemek istediği şeylerin başında baklava geliyordu. Peşinden kebap geliyordu. Gastronomi turizmi, dünyada çok önemli bir hale geldi. İnsanlar, bir lezzeti tatmak için binlerce kilometre yolu gelebiliyorlar. Özellikle Batılılar olsun, ABD'liler olsun. Bunu iyi değerlendirmek lazım. Dolayısıyla burada bir ürünü iyi yaptığınızda bu gastronomi turizmindeki insanları çekersiniz.”

Yıldırım, Türkiye'nin çikolata ve kakaolu ürünlerdeki başarısını devam ettirmesi halinde “Türk çikolatası” markasının dünyada daha fazla tanınabileceğini vurguladı.

Hedef dünya pazarında "Türk çikolatası" algısını güçlendirmek

Türkiye'nin çikolata sektöründe son yıllarda yakaladığı ihracat ivmesinin sürdürülebilmesi için kalite, üretim standardı, markalaşma, pazarlama ve uluslararası fuar çalışmalarının birlikte yürütülmesi gerekiyor.

Yıldırım, Türkiye'nin dünya çikolata pazarında güçlü bir yer edinebileceğini belirterek, önemli olanın mevcut ivmenin geliştirilerek devam ettirilmesi olduğunu söyledi.

Yıldırım şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye'nin çikolata ve kakaolu ürünlerdeki başarısını sürdürmesi durumunda baklava ve kebabın ardından çikolatasıyla da tanınma durumu var ama bazı algıları yıkmak çok zor. Örneğin İsviçre, çikolatada başarılı olmuşsa bu algıyı kolay kolay yıkamazsınız ama satışta bir yer edinebilirsiniz. Önemli olan bu ivmeyi geliştirerek devam ettirmek önemli. Bu yapılırsa dünyada 'Türk çikolatası' adını yerleştirebiliriz.”

Yıldırım ayrıca iç pazarda ekim ayından itibaren baklava ve çikolata satışlarının daha da arttığını sözlerine ekledi.

Türkiye'nin çikolata ihracatında öne çıkan veriler

2026 Ocak-Haziran çikolata ve kakao ürünleri ihracatı: 500 milyon 781 bin dolar

Hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü ihracatı: 5 milyar 847 milyon 514 bin dolar

Sektörün ihraç ettiği ürün miktarı: 5 milyon 290 bin 36 ton

İhracat yapılan ülke ve serbest bölge sayısı: 212

Sektörün en fazla ihraç ettiği ürün: Ayçiçeği tohumu

Ayçiçeği tohumu ihracatı: 663 milyon 938 bin dolar

Çikolata ve kakao ürünlerinin sektördeki ihracat sırası: İkinci

Çikolata ihracatında öne çıkan üretim merkezi: İstanbul

İstanbul'da bulunan ihracatçı firmaların oranı: Yüzde 95

Öne çıkan ham maddeler: Antep fıstığı ve kadayıf

Türkiye'nin hedefi: Küresel pazarda “Türk çikolatası” markasını güçlendirmek




Kaynak AA Haber 


Sponsorlu
Firmanızı Ön Plana Çıkarın

Öne çıkan firma listelemeleri ve sponsorlu ilanlarla görünürlüğünüzü artırın.

Üyelik Paketleri
Haberi hazırlayan
GosbİK

31.07.2026 00:00 tarihinde İhracat kategorisinde yayımlandı.