Lojistik sektörü kronik sorunlara yapısal çözümler bekliyor
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Özdamar, lojistik sektörünün sürdürülebilir büyümesini tehdit eden sorunların başında nitelikli şoför eksikliğinin geldiğini belirtti. Özdamar, artan akaryakıt maliyetleri, kent içi ulaşım altyapısı ve ana konteyner limanı ihtiyacı başta olmak üzere sektörün birçok alanda yapısal çözümlere ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
Lojistik sektörü, özellikle nitelikli ağır vasıta sürücüsü bulma sorunu başta olmak üzere sürdürülebilir büyümenin önündeki kronik sorunların çözülmesini bekliyor. MTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Özdamar, insan kaynağından liman altyapısına, ulaşımdan ana konteyner limanı yatırımına kadar birçok başlıkta yapısal adımlar atılmasının önemine dikkat çekti.
Özdamar, Mersin'in limanı, üretim gücü, tarımı ve ihracat kapasitesiyle Türkiye'nin en önemli lojistik merkezlerinden biri olduğunu belirterek, bu avantajın korunabilmesi için sektörün yaşadığı sorunların ertelenmeden çözüme kavuşturulması gerektiğini söyledi.
Şoför açığı meslek liselerinin güçlendirilmesiyle çözülebilir
Lojistik sektörünün en önemli sorunlarından birinin ağır vasıta sürücüsü eksikliği olduğunu kaydeden Özdamar, taşımacılık hacmi artarken yetişmiş insan kaynağının aynı hızda büyümediğini ifade etti.
Emekli şoförlerin çalışmaya devam etmesinin mevcut açığı bir ölçüde kapattığını ancak bunun sürdürülebilir bir çözüm olmadığını vurgulayan Özdamar, Mersin gibi lojistik iddiası bulunan bir kentte sektörün ihtiyaçlarına göre şekillenen meslek liseleri ve meslek yüksekokullarının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Geleceğin lojistiğinin yalnızca araçlarla değil, bilgi, teknoloji ve nitelikli insan kaynağıyla yönetileceğini dile getiren Özdamar, sektörün geleceği açısından eğitim yatırımlarının kritik önem taşıdığına dikkat çekti.
Bu kapsamda mesleki eğitimin lojistik sektörünün ihtiyaçlarıyla daha güçlü şekilde eşleştirilmesi, gençlerin ağır vasıta taşımacılığı ve lojistik alanlarına yönlendirilmesi ve sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünün uzun vadeli olarak yetiştirilmesi önem taşıyor.
Akaryakıt maliyetleri lojistik sektöründe baskı oluşturuyor
Artan akaryakıt fiyatlarının lojistik sektörünün en büyük maliyet kalemlerinden biri olduğunu belirten Özdamar, yakıt fiyatlarındaki her artışın yalnızca taşımacılık sektörünü değil, üreticiden ihracatçıya ve son tüketiciye kadar uzanan tüm tedarik zincirini etkilediğini aktardı.
Taşımacılık maliyetlerinin yükselmesinin, lojistik firmalarının operasyonel giderlerini artırmasının yanı sıra ürünlerin nihai fiyatlarına da yansıyabildiğine dikkat çekildi.
Bu nedenle akaryakıt maliyetlerinin lojistik sektörünün rekabet gücü üzerindeki etkisi sektör açısından önemli bir gündem maddesi olmaya devam ediyor.
Trafik sorunu daha iyi planlama ile çözülebilir
Kent içi ulaşımın artık yalnızca vatandaşların günlük yaşamını değil, ticari faaliyetleri ve lojistik operasyonları da doğrudan etkilediğini belirten Özdamar, büyüyen Mersin'in mevcut ulaşım altyapısıyla yoluna devam edemeyeceğini söyledi.
Özdamar, akıllı trafik sistemlerinin zorunluluk haline geldiğini ifade ederken, raylı sistem yatırımlarının da lojistik hareketliliği destekleyecek stratejik yatırımlar arasında yer aldığını dile getirdi.
Kentte faaliyet gösteren yaklaşık 1.500 minibüsün daha planlı bir ulaşım sistemi içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Özdamar, korsan servis taşımacılığıyla da etkin mücadele edilmesi gerektiğini söyledi.
Kent içindeki trafik yoğunluğunun azaltılması, ticari araçların ulaşım sürelerinin kısaltılması ve lojistik operasyonların daha öngörülebilir hale getirilmesi açısından ulaşım altyapısının geliştirilmesinin önemine dikkat çekildi.
Ana konteyner limanı Mersin'in geleceği açısından kritik
Mersin'in geleceğini belirleyecek en önemli yatırımlardan birinin ana konteyner limanı olduğunu belirten Özdamar, bu yatırımın yalnızca liman kapasitesini artırmayacağını söyledi.
Özdamar'a göre ana konteyner limanı yatırımı;
Sanayi kapasitesinin gelişmesine,
İhracatın artmasına,
İstihdamın güçlenmesine,
Bölgesel kalkınmanın hızlanmasına
Mersin'in lojistik merkez olma konumunun güçlenmesine
önemli katkılar sağlayabilir.
Adana ile Mersin'in birbirini tamamlayan iki ekonomik merkez olduğunu vurgulayan Özdamar, iki kentin ortak fuarlar ve sektörel organizasyonlarla ulusal ve uluslararası ölçekte daha güçlü bir ekonomik merkez haline gelebileceğini söyledi.
Bu yaklaşım, Mersin ve Adana'nın üretim, ihracat, lojistik ve ticaret altyapılarının daha güçlü biçimde bütünleştirilmesini gündeme getiriyor.
"Finansman sorunu sektörün belini büküyor"
Mersin Nakliyeciler Derneği Başkanı Mehmet Bozkurt ise sektörün en büyük sorunlarından birinin finansman olduğunu belirtti.
Taşımacılık firmalarının alacaklarını uzun vadelerde tahsil edebildiğini söyleyen Bozkurt, bu durumun işletmeler üzerinde ciddi bir nakit baskısı oluşturduğunu ifade etti.
Bozkurt, sektörün karşı karşıya kaldığı finansman sorununa ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
"Firmalar, ağır maliyetlerin altında çalışıyor. Her geçen gün sektörün sorunları artıyor. Bugün birçok firma akaryakıtı vadeli alabildiği için faaliyetini sürdürebiliyor. Akaryakıtı veresiye alabildiğimiz istasyonlar olmasa birçok firma kapısına kilit vurmak zorunda kalır."
Bu açıklama, yüksek işletme maliyetleri ile tahsilat vadeleri arasındaki dengesizliğin taşımacılık şirketlerinin nakit akışları üzerindeki baskısını ortaya koydu.
Şoför eksikliği taşımacılık filolarını da etkiliyor
Operasyonel sorunların yanı sıra sektörün kronikleşen şoför açığıyla da mücadele ettiğini vurgulayan Bozkurt, trafik cezalarının yalnızca maddi yaptırımla sınırlı kalmadığını belirtti.
Ehliyet puanlarının düşmesi nedeniyle birçok sürücünün belirli sürelerle araç kullanamadığını ifade eden Bozkurt, mevcut şoför açığının bu durumdan daha da etkilenebildiğine dikkat çekti.
Bozkurt, sektördeki şoför sorununa ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Şoförlere ceza verildiğinde hem maddi ceza uygulanıyor hem de ehliyet puanları düşüyor. Belirli bir süre sonra ehliyetlerine geçici olarak el konuluyor. Zaten şoför bulmakta zorlanıyoruz. Birçok tırımız şoför olmadığı için garajda bekliyor."
Bu durum, nitelikli sürücü eksikliğinin yalnızca insan kaynağı problemi olmadığını, doğrudan lojistik firmalarının operasyonel kapasitesini de etkilediğini gösteriyor.
Lojistik sektöründe yapısal çözüm beklentisi
Mersin'deki sektör temsilcilerinin değerlendirmeleri, lojistik sektörünün karşı karşıya olduğu sorunların birbirinden bağımsız olmadığını ortaya koyuyor.
Nitelikli şoför eksikliği, yüksek akaryakıt maliyetleri, finansman sıkıntısı, tahsilat vadeleri, kent içi trafik ve liman altyapısı sektörün büyüme kapasitesini aynı anda etkileyen temel başlıklar arasında bulunuyor.
Mersin'in sahip olduğu liman, sanayi, tarım ve ihracat altyapısı, kenti Türkiye'nin önemli lojistik merkezlerinden biri haline getirirken, sektör temsilcileri bu avantajın sürdürülebilmesi için uzun vadeli ve yapısal çözümlere ihtiyaç olduğunu vurguluyor.
Özellikle mesleki eğitimin güçlendirilmesi, ulaşım altyapısının geliştirilmesi, ana konteyner limanı yatırımının hayata geçirilmesi ve sektörün finansman koşullarının iyileştirilmesi, lojistik sektörünün geleceği açısından öne çıkan başlıklar olarak dikkat çekiyor.
Kaynak: Ekonomim Gazetesi
GÜRAY GÜRDAL / MERSİN