TİM Başkanı Mustafa Gültepe'den Kritik Uyarı: Türkiye İhracatta Rekabet Gücünü Yeniden Kazanamazsa Pazar Kaybı Sürecek
İhracat ·03.08.2026

TİM Başkanı Mustafa Gültepe, Türkiye'nin ihracatta yeniden rekabet gücü kazanması için 'moneyshoring' yaklaşımının öncelik olması gerektiğini söyledi. Tekstil ve hazır giyimde yaşanan ihracat kaybına dikkat çeken Gültepe, fiyat rekabetçiliğinin yeniden sağlanmasının kritik önem taşıdığını vurguladı.

Paylaş Bağlantı kopyalandı

TİM Başkanı Mustafa Gültepe: Türkiye'nin Rekabetçiliğinde Yeni Dönem 'Moneyshoring' Olmalı

Mustafa Gültepe: Avrupa'ya Yakınlık Tek Başına Sipariş Getirmiyor, Öncelik Fiyat Rekabetçiliği Olmalı

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, sanayinin özellikle tekstil ve hazır giyim sektörlerinde yaşadığı rekabet kaybının artık geçici bir dalgalanma olmaktan çıktığını belirterek, Türkiye'nin küresel pazarlardaki rekabet gücünü yeniden kazanabilmesi için "moneyshoring" yaklaşımının öncelik haline gelmesi gerektiğini söyledi.

EKONOMİ Gazetesi'ne konuşan Gültepe, Avrupa'ya coğrafi yakınlığın tek başına sipariş getirmediğini vurgulayarak, "Türkiye'nin önceliği nearshoring değil moneyshoring olmalı. Çünkü fiyat rekabetçiliğini sağlayamazsak yakınlık avantajı çalışmaz." ifadelerini kullandı.

Kur artışının enflasyonun gerisinde kalmasının sanayicinin maliyet yapısını bozduğunu belirten Gültepe, ihracatçının rekabet gücünü koruyabilmesi için döviz dönüşüm desteğinin artırılması ve reeskont kredilerinin daha düşük maliyetlerle kullandırılması gerektiğini dile getirdi.


Tekstil ve Hazır Giyimde Sadece Sipariş Değil, Ekosistem de Kaybediliyor

Mustafa Gültepe, tekstil ve hazır giyim sektöründe yaşanan sorunun yalnızca artan maliyetlerden ibaret olmadığını belirterek, tedarik zincirinde ciddi bir çözülme yaşandığını ifade etti.

Tekstil ve hazır giyim sektörlerinin yalnızca kendi içinde değil, tüm üretim ekosistemiyle birlikte güç kaybettiğini vurgulayan Gültepe, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Tekstil ve hazır giyim sektörlerinin kendisinin kan kaybetmesinden ziyade bütün bir ekosistemin kan kaybettiğine dikkat çekmek istiyorum. Oyuncu sayısı azalıyor, oyuncunun niteliği geriliyor. Tedarikçi tarafı küçüldüğü için entegrasyon kayboluyor. Fiyatı tutsanız bile müşterinin beklediği servis seviyesini sağlayamıyorsunuz."

Bu durumun sektörün uzun vadeli rekabet gücü açısından önemli bir risk oluşturduğunu ifade etti.


Yabancı Alıcıların Türkiye Algısı Zayıflıyor

Mustafa Gültepe, uluslararası alıcılardan gelen geri bildirimlerin de dikkat çekici olduğunu belirtti.

Yabancı müşterilerin Türkiye'nin geçmişte sunduğu kalite ve hizmet seviyesinin gerilediğini dile getirdiğini aktaran Gültepe, şu ifadeleri kullandı:

"Müşteri bize doğrudan 'Türkiye'de eski seviye yok, ne oldu size' diyor. Servis ve kalite eskisi gibi değil, zaten pahalısınız diyorlar. Bu geri bildirimleri sahada çok net alıyoruz."

Bu değerlendirmelerin Türkiye'nin uluslararası pazarlardaki algısının korunması açısından önemli uyarılar içerdiğine dikkat çekti.


Türkiye Birçok Müşteri İçin 'B Planı' Konumuna Geldi

Gültepe, bazı yabancı alıcıların Türkiye'den tamamen çıktığını, bazılarının ise siparişlerinin yalnızca küçük bir bölümünü Türkiye'de bıraktığını söyledi.

Konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

"Yüzde 10-15'lik kısmı Türkiye'de bırakıp asıl büyük siparişleri başka ülkelere veren müşteri sayısı arttı. Pandemi, savaşlar veya Hürmüz Boğazı gibi kriz dönemlerinde bize yönelenler oldu ama bu kalıcı bir dönüş değil. Türkiye'yi çoğu zaman güvenli bir B planı olarak görüyorlar. 'Türkler yapar mı yapar' diyorlar. Ama pahalı olduğumuz için alternatif ülkelere gitmeyi tercih ediyorlar."


AB Pazarındaki Pay Kaybının Nedeni 'Moneyshoring' Eksikliği

Türkiye'nin Avrupa Birliği pazarındaki konumuna da değinen Gültepe, birçok sektörde pazar payının gerilediğini söyledi.

Bu kaybın temel nedeninin fiyat rekabetçiliğinin bozulması olduğunu belirten Gültepe şu değerlendirmeyi yaptı:

"AB'de hemen hemen bütün sektörlerde payımız aşağı geliyor, Çin ise payını artırıyor. Rakip ülkeler maliyet baskısı yaşamadığı için teknolojiye, markaya ve lojistiğe yatırım yapabiliyor. Biz ise önce fiyat rekabetçiliğini yeniden kurmak zorundayız."

Gültepe sözlerini şöyle sürdürdü:

"Avrupa'ya yakın olmak tek başına sipariş getirmiyor. Müşterinin ilk baktığı konu fiyat. Bu nedenle bizim önceliğimiz moneyshoring olmalı. Moneyshoring'i sağlayamazsak nearshoring ve friendshoring avantajı kağıt üzerinde kalır. Rakip ülkeler büyümeye devam ederken biz pazar kaybetmeye devam ederiz."


Hazır Giyim İhracatı Son Dört Yılda 4 Milyar Dolar Geriledi

Hazır giyim sektöründeki ihracat kaybına dikkat çeken Mustafa Gültepe, sektörün son dört yılda yaklaşık 4 milyar dolarlık ihracat kaybettiğini söyledi.

Verilere göre;

  • Hazır giyim ihracatı 21,2 milyar dolardan 16,9 milyar dolara geriledi.

Gültepe, sektörün her yıl yüzde 5 ila yüzde 7 arasında küçüldüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Üç yıl öncesine kadar güçlü büyüyen sektör bugün maalesef hızla daralıyor."


Sektörde Moral Bozukluğu ve İstihdam Kaybı Artıyor

Sektörde moral seviyesinin ciddi şekilde düştüğünü belirten Gültepe, küçülmenin istihdamı da olumsuz etkilediğini ifade etti.

Konuya ilişkin açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı:

"İstihdam küçülüyor, insanlar geleceğini göremiyor. Sektörün enerjisi bozuldu. Bundan sonra bir süre daha küçülerek devam edecek gibi görünüyor. Sektör eski seviyelerinden daha çok küçülerek büyümek zorunda. Bunu da başarabilmesi fiyat rekabetçiliğinin sağlanması gerekiyor."


İhracatçının Beklentisi Destek Değil, Rekabet Edebileceği Bir Zemin

Kur-enflasyon dengesizliğinin yalnızca üreticiyi değil finans sistemini de etkilediğini belirten Mustafa Gültepe, şu değerlendirmede bulundu:

"Ciro ve kârlılık düşüyor, teminat yapıları bozuluyor. Kurun enflasyonun gerisinde kalması sanayiciden bankacılık sistemine kadar herkesi etkiliyor."

İhracatçının nefes alabilmesi için bazı destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Gültepe şunları söyledi:

  • Döviz dönüşüm desteğinin yüzde 3'ten yüzde 10'a çıkarılması

  • Reeskont kredisi faizlerinin yüzde 15 seviyesine çekilmesi

gerektiğini belirtti.

Merkez Bankası'na uygulamaya yönelik taleplerini ilettiklerini ifade eden Gültepe, uygun bir çözüm beklediklerini söyledi.


"Sanayici Ayrıcalık Değil, Eşit Rekabet Koşulları İstiyor"

Mustafa Gültepe, sanayicinin temel beklentisinin yeni teşvik paketleri değil, rakip ülkelerle benzer şartlarda üretim yapabileceği ekonomik ortam olduğunu belirtti.

Konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

"Bugün sanayicinin istediği şey ayrıcalık değil. Kur, finansman ve maliyet koşullarında rakipleriyle benzer şartlarda üretim yapmak istiyor. Fiyat rekabetçiliğini yeniden kurabilirsek Türkiye'nin kalite, hız ve yakınlık avantajı yeniden değer üretir."


TİM'den 2 Bin Kişilik Kongre Merkezi Yatırımı

Mustafa Gültepe, büyük alım heyetleri ve uluslararası organizasyonlar için yeni bir kongre merkezi projesi üzerinde çalıştıklarını da açıkladı.

Yaklaşık iki yıl içinde tamamlanması planlanan merkezin en az 2 bin kişilik kapasiteye sahip olacağını belirten Gültepe, merkezin yalnızca toplantı alanı değil, aynı zamanda Türkiye'nin ihracat tanıtımını ve uluslararası iş ağlarını güçlendirecek önemli bir merkez olarak tasarlandığını ifade etti.

Merkezde;

  • Genel kurullar

  • Uluslararası organizasyonlar

  • Büyük ödül törenleri

  • İş dünyası etkinlikleri

düzenlenmesi planlanıyor.


İhracatçı Birliklerinde Personel Giderleri Yüzde 40'ı Aştı

Yüksek enflasyonun ihracatçı birliklerinin mali yapısını da olumsuz etkilediğini söyleyen Gültepe, gelir-gider dengesinin bozulduğunu ifade etti.

Gelirlerin ihracata bağlı olması nedeniyle aynı hızda artmadığını belirten Gültepe, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Ancak giderler enflasyon oranında yükseliyor. Eskiden bütçelerde yüzde 20-25 seviyesinde olan personel giderleri bugün yüzde 40'ın üzerine çıktı. Dolayısıyla işçilik maliyetlerindeki hızlı artış birliklerimizin faaliyet bütçelerini de daraltıyor."


Sonuç

TİM Başkanı Mustafa Gültepe, Türkiye'nin ihracatta yeniden güçlü bir konuma gelebilmesi için fiyat rekabetçiliğinin yeniden tesis edilmesinin kritik önemde olduğunu vurgulayarak, "moneyshoring" kavramını yeni dönemin en önemli stratejisi olarak öne çıkardı. Tekstil ve hazır giyim sektöründe yaşanan rekabet kaybı, ihracattaki gerileme ve tedarik zincirindeki çözülmenin kalıcı riskler oluşturduğunu belirten Gültepe, ihracatçının beklentisinin ayrıcalık değil, rakip ülkelerle eşit rekabet edebileceği ekonomik koşulların oluşturulması olduğunu ifade etti.





Kaynak: Ekonomim Gazetesi/ İmam Güneş 

Sponsorlu
Firmanızı Ön Plana Çıkarın

Öne çıkan firma listelemeleri ve sponsorlu ilanlarla görünürlüğünüzü artırın.

Üyelik Paketleri
Haberi hazırlayan
GosbİK

03.08.2026 07:14 tarihinde İhracat kategorisinde yayımlandı.