Eskişehir İçin Ekonomide Büyük Hedef: Yüksek Teknoloji İhracatında Türkiye Lideri, Yeni Yatırımlar Yolda
Sanayi ·21.08.2026

Cevdet Yılmaz, sulama ve gıda üretimini artıracak yatırımların yoğunlaştırıldığını açıkladı. Türkiye ekonomisi, enflasyon, ihracat ve yeni finansal desteklere ilişkin önemli mesajlar verdi.

Paylaş Bağlantı kopyalandı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Sulama Yatırımlarını Ciddi Ölçüde Artırmış Durumdayız

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Eskişehir Kalkınma Platformu Ekonomi İstişare Toplantısı'nda Türkiye ekonomisine, enflasyonla mücadeleye, gıda arz güvenliğine, sulama yatırımlarına, enerji ve lojistik politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yılmaz, gıda üretimini ve arzını artıracak yatırımların daha yoğun şekilde gerçekleştirilmesi gerektiğini belirterek, bu kapsamda sulama yatırımlarının ciddi ölçüde artırıldığını söyledi.

Türkiye ekonomisinde makro göstergeler

Eskişehir Kalkınma Platformu Ekonomi İstişare Toplantısı'na katılan Yılmaz, burada yaptığı konuşmada, dünya ekonomisinin jeopolitik gerilimler, ticaret savaşları ve içe kapanmacı eğilimlerin güçlendiği bir dönemden geçtiğine dikkati çekti.

Bunun yanında yeşil ve dijital dönüşümün tüm dünyada tartışıldığını belirten Yılmaz, böyle bir ortamda Türkiye'nin ekonomik politikalarını güçlü şekilde hayata geçirmesinin önem taşıdığını ifade etti.

Türkiye'nin bütçe ve cari açığının yönetilebilir seviyelerde bulunduğunu belirten Yılmaz, geçen yıl depremle ilgili harcamalara rağmen bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 2,9 olarak gerçekleştiğini söyledi.

Cari açığın da önemli ölçüde gerilediğini ifade eden Yılmaz, şöyle konuştu:

"Cari açığın geçen yıl yüzde 1,9'a geldiğini anımsayarak, bu da birkaç sene önce yüzde 5'ler, yüzde 6'lar civarındaydı. Dolayısıyla ciddi anlamda cari açığımızın da geriye geldiğini, çok daha yönetilebilir seviyeye geldiğini söyleyebilirim."

Yılmaz, son dönemde yaşanan savaşların enerji maliyetleri üzerindeki etkisinin bu yıl cari açığı bir miktar artırabileceğini, ancak cari açığın yine yönetilebilir seviyede kalacağına inandıklarını dile getirdi.

Türkiye ekonomisi 2020-2025 döneminde yüzde 35 büyüdü

Türkiye ekonomisinin geçen yıl yüzde 3,6 büyüdüğünü hatırlatan Yılmaz, 2020-2025 döneminde dünya ekonomisinin kümülatif olarak yüzde 19, Türkiye ekonomisinin ise yüzde 35 büyüdüğünü kaydetti.

İhracat tarafındaki gelişmelere de değinen Yılmaz, temmuz itibarıyla yıllıklandırılmış mal ihracatının 278 milyar dolara ulaştığını bildirdi.

Hizmet ihracatının da dahil edilmesiyle Türkiye'nin toplam ihracatının 401 milyar dolara çıktığını belirten Yılmaz, bu rakamların Türkiye ekonomisinin dış ticaret kapasitesindeki gelişimi ortaya koyduğunu ifade etti.

Merkez Bankası rezervleri 178,4 milyar dolara ulaştı

Türkiye'nin finansal göstergelerine ilişkin de bilgi veren Yılmaz, Merkez Bankası rezervlerinin 7 Ağustos itibarıyla 178,4 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu aktardı.

Türkiye'nin kredi risk priminde (CDS) de önemli bir iyileşme yaşandığını belirten Yılmaz, birkaç yıl önce 700 seviyelerine kadar çıkan CDS'in 220 civarında bulunduğunu söyledi.

Bu göstergelerin Türkiye'nin makroekonomik görünümünde yaşanan değişimi ortaya koyduğuna işaret eden Yılmaz, ekonomik programın temel hedeflerinin kararlı biçimde uygulanmaya devam edeceğini belirtti.

"Gelişmeler ışığında makro rakamlarımızı güncelleyeceğiz"

Enflasyonun Türkiye açısından öncelikli konu olmaya devam ettiğini vurgulayan Yılmaz, 2024 yılında yüzde 75'i aşan seviyelerden başlayan kademeli düşüşün sürdüğünü söyledi.

Temel mallardaki yıllık enflasyonun temmuz ayında yüzde 16,8'e gerilediğini hatırlatan Yılmaz, hizmet enflasyonunda da düşüş eğiliminin başladığını ve oranın ilk kez yüzde 40'ın altına indiğini ifade etti.

Yılmaz, enflasyonla mücadelede para ve maliye politikalarının yanı sıra arz yönlü politikaların da önem taşıdığını belirterek şöyle konuştu:

"Enflasyon genel oranda yüzde 31,75 biliyorsunuz. En son Merkez Bankamız bir rapor yayınladı, yıl sonu itibarıyla yüzde 28. Orta Vadeli Programımızda işte tüm bu rakamları yeniden gözden geçireceğiz. Dünyadaki, Türkiye'deki gelişmeler ışığında makro rakamlarımızı güncelleyeceğiz ve toplumla, iş dünyamızla paylaşacağız."

Yılmaz, enflasyonla mücadelede bütüncül bir strateji izlediklerini belirterek, para politikasının maliye politikasıyla desteklendiğini, bunlara yapısal dönüşümler ve arz yönlü politikaların da eşlik ettiğini söyledi.

"Sadece para politikasıyla olmaz. Maliye politikası ve arz yönlü politikalar da çok önemli."

Gıda arzı için sulama yatırımları artırılıyor

Arz yönlü politikalar kapsamında gıda, sosyal konut, enerji ve lojistiğin öncelikli alanlar olduğunu belirten Yılmaz, gıda arzının artırılmasının hem vatandaşların ihtiyaçlarının karşılanması hem de enflasyonun düşürülmesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.

Özellikle tarımsal üretimin artırılmasında sulama yatırımlarının kritik bir rol üstlendiğine dikkati çeken Yılmaz, bu alandaki yatırımların artırıldığını söyledi.

"Sulama başta olmak üzere gıda üretimini, arzını artırıcı yatırımları çok daha yoğun bir şekilde gerçekleştirmemiz gerekiyor. Bu çerçevede sulama yatırımlarını ciddi ölçüde artırmış durumdayız."

Yılmaz, Gıda Komitesi'nin de toplandığını ve çeşitli kararlar alındığını belirterek, gıda fiyatlarındaki gelişmelerin daha yakından takip edileceğini ifade etti.

"Artık haftalık bazda fiyat gelişmelerini takip edip, bununla ilgili gerekli birtakım tedbirleri, arz talep gelişmelerini ön uyarı sistemiyle öngörerek, hareket edeceğimiz bir patikada gıda ile ilgili yine önemli çalışmalar yapacağız."

Bu yaklaşım kapsamında gıda piyasasındaki arz-talep gelişmelerinin daha erken aşamada takip edilmesi ve gerekli tedbirlerin zamanında alınması hedefleniyor.

Enerji ve lojistik maliyetleri de öncelikli alanlar arasında

Yılmaz, gıda arzının yanı sıra enerjide yerli ve milli üretimin artırılması, enerji bağımsızlığının güçlendirilmesi ve lojistik maliyetlerinin düşürülmesinin de arz yönlü politikaların önemli unsurları olduğunu aktardı.

Türkiye'nin enerji maliyetlerini azaltmasının hem üretim hem de fiyat istikrarı açısından önem taşıdığını belirten Yılmaz, lojistik maliyetlerinin düşürülmesinin de ekonominin rekabet gücünü destekleyeceğini ifade etti.

"Enflasyon bizim için öncelik olmaya devam ediyor. Kararlı bir şekilde bu politikaları izliyoruz ve bütüncül bir anlayışla bunu hep birlikte başaracağız inşallah."

Dışsal koşulların ekonomik hedefler üzerinde etkili olabildiğine dikkati çeken Yılmaz, hedeflerden uzaklaşılması durumunda bunların zaman içerisinde telafi edileceğini belirtti.

"Dışsal koşullar, etkiler olabilir. Bir miktar hedeflerimizden bizi uzaklaştırmış olabilir gerçekleşmeler. Ama bunları zaman içinde telafi edip, çok daha güçlü bir fiyat istikrarını hep birlikte sağlayacağız."

Özel sektör için yeni finansal paketler hazırlanıyor

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ekonomik program kapsamında özel sektör açısından en kritik konulardan birinin finansmana erişim olduğunu söyledi.

Fiyat istikrarının sağlanması ve risklerin düşürülmesiyle finansal maliyetlerin de genel olarak aşağı yönlü hareket edeceğini belirten Yılmaz, bunun yanında kritik görülen alanlarda seçici desteklerin uygulanmaya devam edeceğini ifade etti.

Bu kapsamda çiftçiler ve esnaf için sübvansiyonlu kredilerin sağlandığını belirten Yılmaz, reeskont kredilerinin yüzde 24'ün altında bir oranda kullandırıldığını söyledi.

"Genel faiz oranlarını burada uygulamıyoruz. Devlet desteğiyle, devletin sübvansiyonuyla daha düşük finansal maliyetler oluşturmaya çalışıyoruz."

Sanayiciler ve KOBİ'ler için de yeni finansal destek paketleri üzerinde çalışıldığını belirten Yılmaz, işletmelerin finansmana erişimini kolaylaştırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydetti.

"Sanayicimiz, KOBİ'lerimiz için yeni finansal paketler üzerinde yine sürekli çalışıyoruz."

Eskişehir yüksek teknoloji ihracatında öne çıkıyor

Toplantıda Eskişehir ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde de bulunuldu.

Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, kentin dış ticaret fazlası veren nadir şehirler arasında yer aldığını belirtti.

Eskişehir'in yüksek teknoloji ihracatında Türkiye'nin lideri konumunda bulunduğunu ifade eden Yılmaz, kentin toplam ihracatının yüzde 30'unun orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerden oluştuğunu söyledi.

Eskişehir'in rekabetçilik endeksi, beşeri sermaye ve gelişmişlik, yaşam kalitesi ve insani sermaye gücü açısından da iyi bir konumda bulunduğunu belirten Yılmaz, kentin sahip olduğu ekonomik ve beşeri potansiyelin önemine dikkat çekti.


Sponsorlu
Firmanızı Ön Plana Çıkarın

Öne çıkan firma listelemeleri ve sponsorlu ilanlarla görünürlüğünüzü artırın.

Üyelik Paketleri
Haberi hazırlayan
GosbİK

21.08.2026 16:46 tarihinde Sanayi kategorisinde yayımlandı.