Kategoriler
Popüler Haberler
İTO Başkanı Şekib Avdagiç: Türkiye Avrupa’nın Yeni Üretim Üssü Olabilir, Warflation Uyarısı Dikkat Çekti
- GosbİK
- 09 Nisan 2026
- 0 Yorum
- 184 Okuma
🌍 İTO Başkanı Şekib Avdagiç: Avrupa için Doğal Üretim Üssü Adayıyız
İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye’nin önündeki fırsat penceresinin geçici değil yapısal olduğunu belirterek, küresel “warflation” riskine karşı üretim, verimlilik ve ihracat odaklı strateji çağrısı yaptı. Avdagiç, Türkiye’nin mevcut küresel konjonktürde önemli bir fırsat yakaladığını ancak bunun geçici değil yapısal bir dönüşüm sunduğunu vurguladı. 🚀
🇪🇺 Türkiye Avrupa İçin Stratejik Üretim Üssü Olabilir
İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, Avrupa'nın tedarikini daha yakın ve güvenilir coğrafyalara kaydırma eğiliminin Türkiye'yi doğal bir üretim üssü adayı haline getirdiğini belirterek,
"Gümrük Birliği entegrasyonu, Türkiye'nin 'Made in EU' düzenlemesine dahil edilmesi, gelişmiş sanayi altyapısı ve tedarik avantajı, Türkiye'yi Avrupa için stratejik bir üretim ortağı konumuna taşıyor. Büyümenin kalitesinin bozulmaması için gerekli tedbirleri alıp küresel 'warflation' riskinden 'üretim, verimlilik ve ihracat' üçgenini uzak tutmalıyız." ifadelerini kullandı.
⚠️ Küresel Risk: “Warflation” (Savaş Kaynaklı Enflasyon)
Avdagiç, yaptığı yazılı açıklamada, küresel "savaşflasyon" riskinin dikkate alınması gereken bir etken olduğunu vurgulayarak, Türkiye ekonomisinin iç talep desteğiyle büyümesini sürdürdüğünü, bununla birlikte dış talebin zayıflaması ve maliyetlerdeki artışın büyümenin kompozisyonunu etkileyebileceğini kaydetti.
🏭 Türkiye Kendi Dinamikleriyle Büyüyebilir
Türkiye'nin kendi iç dinamikleriyle büyüyebileceğine değinen Avdagiç, üç temel öneri sıraladı:
"Bizim kendi gücümüz, kendi çözümlerimizdir. Şöyle ki yenilenebilir kaynaklarla ve nükleer güçte kapasite artışıyla enerji bağımlılığını düşürebiliriz. Katma değerli üretim yapısı ve ihracat kompozisyonuyla dış kaynak ihtiyacını karşılarız. Arz yönlü politikalar ve yapısal reformlarla da enflasyon sorununun üstesinden pekala gelebiliriz." ⚡
📊 “Fırsat Penceresi Yapısal” Vurgusu
İTO Başkanı Avdagiç, Türkiye'nin önündeki fırsat penceresinin konjonktürel değil, yapısal bir nitelik taşıdığını vurguladı.
Avdagiç, eskiden enflasyon, deflasyon ya da stagflasyonun bilindiğini ve fiyat artışıyla bağlantısını kurduklarını kaydederek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Şimdi 'warflation (savaş kaynaklı enflasyon)' diye yeni bir kavram daha üretildi. Bununla da savaş kaynaklı, arz yönlü, kalıcı olma riski taşıyan bir enflasyon dalgası kastediliyor. Bu yeni rejimde büyüme yavaşlarken fiyatlar yükseliyor. Dünyada savaş kaynaklı, arz yönlü, kalıcı olma riski taşıyan bir enflasyon dalgasıyla karşı karşıyayız. Türkiye'nin hep dikkat çektiğimiz potansiyeli, bugün çok daha yüksek bir gerçekleşme şansına sahip, Avrupa'nın tedarikini daha yakın ve güvenilir coğrafyalara kaydırma eğilimi, Türkiye'yi doğal bir üretim üssü adayı haline getiriyor. Gümrük Birliği entegrasyonu, Türkiye'nin 'Made in EU' düzenlemesine dahil edilmesi, gelişmiş sanayi altyapısı ve tedarik avantajı, Türkiye'yi Avrupa için stratejik bir üretim ortağı konumuna taşıyor. Büyümenin kalitesinin bozulmaması için gerekli tedbirleri alıp küresel 'warflation' riskinden 'üretim, verimlilik ve ihracat' üçgenini uzak tutmalıyız."
🏦 TCMB Politikası: İstikrarın Sigortası
Şekib Avdagiç, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın para politikası beklentilerine dikkati çekerek, savaş öncesinde oluşan faiz indirimi beklentilerinin, artan enflasyon riski ve küresel sıkılaşma koşulları nedeniyle belirgin şekilde zayıfladığının görüldüğünü bildirdi.
"Piyasa beklentileri, kısa vadede faiz indirimlerinin ötelenebileceği ve para politikasında daha uzun süre sıkı duruşun korunacağı yönünde şekillenmeye başladı. Merkez Bankası'nın fiyat istikrarı ve finansal istikrarın korunmasına yönelik üretimi de gözeten hassas kurgulanmış politika duruşu, bir bütün olarak ekonomik istikrarın sigortası olacaktır."
⛽ Küresel Kıtlık Uyarısı
Gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarının gittikçe zayıfladığına işaret eden Avdagiç, uzmanların dünya ekonomisinin yeniden düşük büyüme, yüksek enflasyon patikasına yaklaştığını söylediklerini belirtti.
"Savaş sona erdirilmezse giderek büyüyen ham petrol kıtlığının tarımdan petrokimyasallara, tekstilden sağlık sektörüne kadar birçok üründe darboğaza yol açabileceğini vurgulayarak, temel zorluk artık fiyat olmaktan çıktı, temel zorluk dünya çapında fiziksel kıtlığa dönüşmeye başladı. Arz kıtlığı ve artan fiyatların yarattığı etki, tüketici pazarının her köşesine yayılıyor." ⚠️
🔮 Türkiye İçin Yeni Dönem
Küresel dönüşümün Türkiye açısından hem riskler hem fırsatlar içerdiğinin altını çizen Avdagiç:
"ABD-İran arasındaki kırılgan ateşkesin barışa dönmesiyle dezavantajlarımızın geçici ve yönetilebilir, güçlü avantajlarımızın ise kalıcı ve stratejik nitelikte olduğu yeni bir dönem bekliyoruz."
📉 Enflasyon ve Kur Makası Uyarısı
Avdagiç, Türkiye'nin dış ticaret hedefleri için enflasyonla kur arasındaki korelasyonun giderek açıldığını belirtti.
"Yılın ilk üç ayında kümülatif enflasyon yüzde 10'a ulaşırken, kur artışı yüzde 3 seviyesinde kaldı."
"Son iki yıllık döneme baktığımızda da benzer bir tabloyla karşılaşıyoruz. Tüketici ve üretici enflasyonunun ortalaması yüzde 70'e ulaşırken, kurdaki artış yüzde 42 seviyesinde gerçekleşti. Böylece iki yılda kur ile enflasyon arasındaki fark 28 puan oldu."
"Kurun enflasyona paralel hareket etmemesi, zamanla yapısal bir rekabet gücü kaybına dönüşme riski taşıyor. Bu sürecin önüne geçmek zorundayız."
📊 Dış Ticaret Verileri Alarm Veriyor
Avdagiç, bu tablonun dış ticarete yansımasını da şu sözlerle ifade etti:
"2026'nın ilk çeyreğinde ihracatın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,1 azaldığını, ithalatın ise yüzde 4,7 arttığını" hatırlattı.
🚀 Rekabet Gücü İçin Kritik Çağrı
Avdagiç, sürdürülebilir ihracat büyümesi için şu noktaların altını çizdi:
"Enflasyonla kur arasındaki korelasyonun paralel gitmesi, hatta bir miktar kur lehine bir sürecin devreye girmesi Türkiye'nin rekabetçiliği açısından elzem hale geldi. Sürdürülebilir ihracat büyümesi için enflasyonun kalıcı olarak dizginlenmesi yanında Türk lirasının gerçekçi bir seviyede seyretmesi son derece önemli. Katma değerli ürünlere geçişin hız kazanması adına da bunun gerekli olduğuna inanıyoruz."






0 Yorum